Yılmaz Eren

Yılmaz Eren
@Birdman31
Hikayenin sonunda herkes toprak sahibi olacak
Otomasyon teknolojileri( alım olmadığı için (inşaata VİP AMELE
Lise
Hatay
HATAY KIRIKHAN
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Ben Sana
Sevmeye sebep aradım. Sonunda senin olduğunu bilmeden, bu yolda... Farklı hissettirdi yokluğun. Ama arar oldum seni bu fani dünyada. Bitmek bilmeyen sevgin, kör ediyormuşçasına vuruldum ben sana
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Okusam seni
Durdum, düşündüm seni saatlerce... Sen misin düşündüren, yoksa saatlerdir güldüren? Hayat bir masal olsa; okuyup anlasam seni, Usulca gözlerine dönüp baktığımda... Oysa ben seni hiç anlayamamışım .
"Kişilik, insanın kendi içinden öte, çevresel bir faktörle ortaya çıkan bir kavramdır. Bunu belirleyen, sizin aileniz ve çevrenizdir. Bir insanı yargılamadan önce onun aile bireylerine bakmanız gerekir; çünkü o da ailesinden gördüğü gibi size davranır."
İremim" Gözleri, bir bulut misali Günden güne kayboluyordu ufukta. Sadece o esintili bir bakış Sarmıştı içimi usulca. Hani baharda açan çiçekler var ya... Her görüşümde yeniden yeşeriyordu içimde, Bitmeyen bir çılgın arzu gibi Beni sevmeye mahkûm etmiş bir kalp gibi İçime işliyordu her zaman. Zamanın akıp gittiğini bilmesem de Bu fani dünyadaki tükenmeyen heves Beni bir kez daha onun gözlerine sürüklüyordu. Ve ben… Bunu bilerek yaşayıp gitmenin Sadece vaktin geldiğini fark ettirmekten Başka bir işe yaramadığını anladım. Farklı bir sebebim olmasa da Hep onu severek geçeceğine inandığım bu hayatın Ondan ibaret olmadığını da fark ettim sonunda. Belki de hayatın son bulduğunu anlamak için Zaten çoktan geç kalmıştım. Oysa o, Yeni arayışlara doğru çoktan yol almıştı. Değer verdiğim gözlere Son bir kez bakmaktan başka Hiçbir şey gelmiyordu elimden. Oysa ben, Onu dağlara, taşlara sığdıramayacak kadar çok sevmiştim. Hani derler ya:
Depremin ayrıldığı dostluklar Yıl 2014 aylardan Nisan henüz daha çocuk yaşta başlamıştı bizim hikayemiz kaderin bizi birleştirip ayıracağını bilmeden geçiyordu günlerimiz okula gittiğimiz günlerde okul tanışma gününde sırada otururken birden uzaktan yeşil gözlü sarı saçlı bir çocuk belirmişti oysaki nerden bilebilirdim ilerde samimi bir dostum olacağını zaman geçiyor günler geçiyor hatta yıllar geçiyor derken biz beraber top oynuyoruz , saklambaç oynuyoruz , hatta bazen bilgisayar oyunları oynuyoruz artık her şey değişmeye başlamıştı hani insanların belirli bir evre içinde değişmeye başlar ve değişir biz iki kafadar da aynı şekilde değişime girmiştik derken artık lise çağları girmişti araya o da hayatının dönüm noktası olan okul seçimini yapmıştı bende okul seçimimi yapmıştım ve birbirimizden yavaştan da olsa istemsiz bir şekilde kopma oluşmuştu bir aralar birbirimize ulaşamadığımız günler olsa da halen o benim dostum’ du gel zaman git zaman dört senenin ardından buluşma kararı aldık ve buluştuk o eski samimiyeti azda olsa yakalamıştık ve artık birbirimize söz vermiştik hiç ayrılmayacağız ’a oysa nerden bilebilirdi’k asrın felaketi olan depremin bizi ayıracağını artık sona yaklaştığımızı anlar gibi oluyorduk bir nebzede olsa asrın felaketi olan depremin son aylarında Necati dostum hastaneye gelmişti ve Ufak bir kaza geçirmişti ve bende o gün şans eseri hastaneye babaanne’mi tedaviyle getirmiştim ve o arada can dostum olan Necati’yi görmüştüm ve fırsattan istifade edip onun yanına gitmiştim ona kısık bir ses tonuyla sordum sana ne oldu diye oda bana dedi ufak bir motor kazası diye söyleyi verdi bende birden şaşırdım çok geçmiş olsun demiştim oysa ki geçen tek şey zamanmış o sırada benim gözümün içine Bakarak dedi’ki hakını helal et sanki içine doğmuş bir haber varmış