S?

İmam Kurtubî, Kadı Ebu Bekir İbnu'l-Arabî'nin şöyle dediğini nakleder: "Küfür (lafızlarıyla) şaka yapmak küfürdür. Bu konuda ümmet arasında hiçbir ihtilaf yoktur. "(187) İmam Keşmirî, "İkfâru'l-Mulhidin" adlı müthiş eserinde şöyle der: "Kısacası, kim gerek alay ederek, gerekse şaka yere küfür kelimesini söylerse ittifakla kâfir olur ve bu konuda itikadına (niyetine) itibar edilmez..."(188) Yani kişi küfrü gerektiren bir sözü her ne amaçla söylerse söylesin, kesinlikle dinden çıkar. Onun "Ben bunu şaka olsun diye söyledim" ya da "Benim niyetim bu değildi. Ben bunu söylerken kalben inanarak söylemedim" gibi mazeretleri kabul edilmez. İkrah olmaksızın küfür sözü söylemek veya küfrü gerektirecek bir eylem içerisinde bulunmak Kur'ân ve Sünnet'e göre küfürdür. Bunun küfür olmadığını iddia edenler acaba hangi kaynağa dayanmaktadırlar?
Sayfa 171 - el-Cami li Ahkami'l-Kur'ân, 8/197, İkfaru'l-Mulhidin, Sf 59.·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İlmin kaldırılıp cehaletin terviç edildiği şu dönemde insanlar, çoğu zaman kendilerini uçuruma götüren sözler sarf etmekte ve bu nedenle de helakin eşiğine gelmektedirler. Kendilerini İslam dairesinden çıkarıp küfre düşürebilecek bir takım kelime ve cümleleri sonucunun ne olacağını hiç düşünmeden dillendirebilmektedirler. Bu son derece sakıncalı bir tutumdur; zira İslam âlimleri "ikrah" olmaksızın küfür kelimesini telaffuz eden bir kimsenin, niyet ve kastı aksi doğrultuda olsa bile dinden çıkacağı hususunda ittifak etmişlerdir.
Sayfa 170·Kitabı okudu
Din
Cündüb b.Abdillah( r.anh) der ki: "Bizler genç iken Rasulullah ile beraber idik. Kur'ân'dan önce imanı öğrendik, Sonra Kur'ân'ı öğrenerek imanımızı artırdık. " Abdullah İbn-i Ömer (radıyallahu anhuma) da şöyle der: "Uzun bir ömür sürdüm. Bizim her birimize Kur'ân'dan önce iman veriliyordu. Sonra öyle insanlar gördüm ki, onlara imandan önce Kur'ân veriliyor, o da Fatiha'dan sonuna kadar onu okuyor, ama ne emrettiğini, neleri yasakladığını ve nelerin bellenmesi gerektiğini bilmiyor..
Sayfa 74·Kitabı okudu
Alıntı
Ahmed b. Hanbel: "İnsanın ilme olan ihtiyacı, yeme ve içmeye olan ihtiyacından daha fazladır" diyerek, ilmin insan için asıl ihtiyaçlardan biri olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Ali (radıyallahu anh) der ki: "İlim maldan daha hayırlıdır. İlim seni korur, sen ise malı korursun. İlim harcandıkça artar, mal ise harcandıkça eksilir." Muaz b. Cebel (radıyallahu anh) şöyle der: "İlim öğrenin. Zira ilmi Allah için öğrenmek haşyettir. Onu talep etmek ibadettir. Mütalaasını yapmak tesbihtir. Araştırmasını yapmak cihattır. İlim, yalnızlıkta en samimi dost, halvet halinde gerçek arkadaştır. Dini öğrenmede rehber, iyi ve kötü günde yardımcıdır..."
Sayfa 71·Kitabı okudu
İlim
Vehb bin Münebbih kendisine "Lâ ilahe illallah cennetin anahtarı değil midir?" diye soran bir kimseye şu cevabı vermiştir: "Elbette öyledir. Ancak onu açacak anahtarın dişleri var ise... Bilindiği gibi hiç bir anahtar dişsiz değildir. Şayet sen dişleri olan bir anahtar getirebilirsen, o senin için cennetin kapısını açacaktır. Aksi takdirde açılmayacaktır."
Sayfa 70 - Buhari, Kitabu'l-Cenaiz, 1.·Kitabı okudu
Din