Kendi hesabıma oynamaya başlayınca kazanacağıma eminim hala.
- Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz ?
-Doğrusu bende bilmiyorum. Sadece kazanmam gerektiğini, tek çıkış yolumun bu olduğunu biliyorum. Belki de bu yüzden mutlaka kazanmam gerektiğini sanıyorum.
-Böyle aşırı bir inanç besliyorsanız, sizinde kazanmaya epey ihtiyacınız var demek ki.
Niye bu kadar keyiflisiniz? Paramı kaybettiğiniz için mi yoksa?
-Peki siz niye kaybedeyim diye bana para verdiniz? Başkasının, özellikle de sizin hesabınıza oynayamayacağımı söylemiştim. Verdiğimiz tüm emirlere uyarım, fakat sonuç bana bağlı değil. Bundan bir şey çıkmayacağını size önceden söylemiştim. Onca parayı kaybedince çok mu üzüldünüz yani ? Hem niye o kadar çok para lazım?
-Niye bunları soruyorsunuz ?
Şöyle: Tarihsel olarak uygar batı insanın erdem ve meziyetlerinin başlıca temellerinden biri para biriktirmek olmuştur. Oysa bir Rus para biriktirme yeteneğinden mahrum olmakla kalmaz, kazandığını boş yere, hem de çirkin bir biçimde harcar. Her halükarda biz Ruslara da para lazım olur, diye ekledim, bu yüzden hiç emek harcamaksızın iki saat içinde birden zengin olabileceğimiz rulet gibi yollara pek düşkünüz. Böyle şeyler bizi hem cezbeder, fakat hiç emek harcamadan, aklımıza estiği gibi oynadığımız için hep kaybederiz!.
Kumar oynamaya kendim için değil, başkasının adına başlama düşüncesi tuhaf bir duyguya kapılmama neden olmuştu. Son derece tatsız bir duyguydu bu ve bir an önce kurtulmak istiyordum.