Çünkü şiir anlatılmaz bir şeyin anlatılmaya çabalanmasının sonunda, anlatılabilir bir şeyin yeniden anlamlı kılınması için gösterilen bir çabanın sonunda, yeterince anlaşılmayan bir şeyin etkili bir anlatıma kavuşturulması uğrunda harcanan çabaların sonunda ortaya çıkar.
İnsanoğlu, yaşama güdüleri ile yaşama biçimi arasındaki uyumu kendisi kurmak zorundadır. İnsan için sınırlarını aşamayacağı bir yaşama biçimi yoktur, ama sınırlarını aşmak da aşmamak da insanın elindedir.
Hayır, insanlar nasıl ekmek yiyor, pabuç giyiyorlarsa şiir de okumalıdırlar gibi bir düşünceye yaklaşmak istemiyorum. Çünkü şiir okumak ancak hayatlarında şiir için yer açmış insanların önemli ve yararlı bulabileceği, doğrusu ancak onların altından kalkabilecekleri etkinliklerden biridir.