Osmanlı Devleti'nin tarih sahnesinden çekildikten sonra, son derece üzülen ihtiyar bir Ürdünlü, elindeki yeni Ürdün pasaportuyla İsviçre sefaretine giderek: "Herkes bu pasaportla alay ediyor. Eskiden, Osmanlı pasaportum varken selam dururlardı." demiş ve: "Ben, Osmanlı tebaasıyım, ne olur bunu değiştirin!.." diye sefaret yetkililerine ricada bulunmuş...
Yazar Süleyman Nazif, Malta'da sürgündeyken Enver Paşa'nın babası Hacı Ahmed Paşa'ya şöyle takılırmış:
"Paşa, gel seni bir de burada evlendirelim. İstanbul'da bir oglun dünyaya geldi, koskoca Osmanlı Devleti'ni batırdı. Belki burada da bir oğlun doğar da İngiltere Devleti'ni batırır..."
İstanbul'un ilim ve kültür merkezi olması hasebiyle eskiden Beyazıt Meydanı'nda bir mürekkep vakfı olduğunu, burada görevli memurun her perşembe, ilimle meşgul olanlara bedava kalem, kağıt ve mürekkep dağıttığını...