"Beni düşündün mü?"
"Her dakika bir kaç kere."
"Beni becerdiğini hiç düşündün mü?"
"İlk zamanlar değil fakat birkaç hafta sonra denedim."
"Kendine dokunup beni düşünmeyi mi denedin? Elinin benim için hareket edip etmeyeceğini mi denedin?"
"Evet"
"Boşaldın mı?"
"Tanrım, Chloe."
"Sana yalnızca ne istediğimi söylüyorum."
"İyi o zaman.Açık konuş.Gerçekten ne istiyorsun?"
"Yatağımda dizlerinin üzerinde durmanı istiyorum.
Terlemeni ve yalvarmanı istiyorum.
İçebileceğim kadar ıslanmanı istiyorum."
"Bana ne istediğini söyle," dedim, boynunu, çenesini ve kulaklarını emebilmek için saçlarını omuzlarının arkasına atarken kendimi biraz gözü dönmüş hissediyordum.
"Aletimi? Dudaklarımı? Ellerimi?
Tanrım,bu gece hepsini kullanacağım
fakat hangisiyle başlayayım?
Aklımı kaçıracakmış gibi hissediyorum."
Etrafa meraklı bir bakış daha attım.
"Kendine yüz dolarlık iç çamaşırları alabildin fakat yeni bir koltuk istemedin mi?"
"O kadar züppe olma.Yeni bir koltuğa ihtiyacım olmadı.Ve yeni iç çamaşırlarına sıklıkla ihtiyacım oldu."