Bilal

'Halin zamanı, zamanına sahip olmaktır Hal, yine sensindir ama daha çok farkına varmaktır. Kendinin farkına vardın mı, halin de farkına varırsın. Oysa zamanın haline baktığın­ da etrafındakileri değil de, nefsinin gösterdiğini görürsün. Orada bekleyişleri bulursun. Sonra korkularını, endişelerini, ümitlerini görürsün. Bekleyiş, beklemek gibi değildir artık.'
Reklam
'Allah söylüyor senin ismini; Fe sabrun Cemil.' 'Yani?' ‘En güzel şekilde sabredin! Sabredin şerre sonunda hayır­ lar gelir! Sabredin acılara, kaypaklıklara... Kayıplara sabre­din ki gariplik nimeti ile bulunanlardan olun. Sabredin iha­net edenlere ki benim dostluğumu kazanın. Güzelce sabredin. Sabredin insanların ikiyüzlülüğüne, yüzüne başka arkana başka konuşanlara. Sabredin bela dört bir yandan gelirse gelsin, nasılsa benim yanım yönsüzlük değil mi, diyor. Sizi terk edenlere sabredin ki kavuştuğunda seni hiç terk etme­ yen ben olayım. Sabreden güzelce sabretsin ki kimsesizliğine kimsesizlerin kimsesi yetişsin.
'Bazen sağında, bazen solunda, bazen önünde, bazen de arkanda... Ama ille de yanında... Birinin hep seninle olduğu­ nu hissettin mi? Sabah gözünü açıp hayatına devam etme­ den, onun seninle geçecek saatler için çoktan hazır olduğunu biliyor muydun mesela?
'Ayna sadece görmek istediğini göstermeye yaramaz. Ayna, ben sendenim, sen bendensin de der.'
Allah, kendisini arayanı önce çilelerle sarhoş ettirip son­ ra da arattırır. Kimi sarhoş şişe sarhoşudur, kimi sarhoş da neşe sarhoşudur. Kadeh şarabı erikten, üzümden yapılır. Ka­ der sarhoşu çileden, sabırdan yazılır.
Reklam