“Biliyor musun aslında hiç üzülmedim Alphard. Çünkü nihayetinde hep buralarda bir yerlerde olduğunu biliyordum. Ruhun bir nefes alış kadar uzaktayken, bedenini görememek biraz yüreğimi burktu. Duvarlarla konuşmaya çalışırken ağzımdan çıkan kelimeler birazcık boğazımda düğümlendi. Sadece birkaç mektup yazacak kadar çaresizleştim, o kadar.”
"...Canavar diyor bana, belki de hiç doğmasaydım babamla hiç ayrılmayacaklarını söylüyor."
Hâlâ duyduklarıma anlam veremiyordum. Onun, bana göründüğünün aksine, kusursuz olduğunu iddia etmiyordum ancak karşısındaki annesiydi. Bir anne nasıl olur da oğlu hakkında böyle konuşurdu?
Annesinin dahi istemediği bir çocuğu tüm kalbimle sevebilir miydim?