Aşk kendinden başka kimsenin boyun eğeni, emrine uyanı değildir. Bu elim mesele önünde yüreği sızlamamış, kanamamış pek az kimse bulunduğu halde bilmem neden daima yine bu hakikatin zıddı tercih olunmuş ve olunuyor?
Kadınlar erkekler gibi yazarsa ya da onlar gibi yaşayıp onlar gibi görünürse çok yazık olacaktır; dünyanın uçsuz bucaksız ve farklılıklarla dolu olduğunu düşündüğümüzde, iki cinsiyet bile yetersiz kalıyorsa yalnızca bir tanesiyle nasıl idare ederiz? Eğitimin benzerliklerden ziyade farklılıkları ortaya çıkarıp desteklemesi gerekmez mi?