Hayat, bize verilen en büyük armağan ama çoğu zaman değerini fark etmiyoruz. Bu roman, aslında bu gerçeği yüzümüze vuruyor. İnsanların geçmişten taşıdığı pişmanlıklar, geleceğe dair umutları ve yarına bıraktıkları hayaller… Oysa yazarın da anlattığı gibi, kimsenin yarına çıkacağına dair bir garantisi yok.
Bu roman bize şunu düşündürüyor: Neden sürekli erteliyoruz? Söylenmemiş sözleri, gösterilmemiş sevgileri, başlanmamış yolculukları… Belki de “yarın” dediğimiz şey hiç gelmeyecek. İşte o yüzden Kulin, karakterlerinin hikâyesiyle aslında hepimize sesleniyor: “Bugünü yaşa, çünkü yarın yok.”