Oysa sanatçı ya da yaratıcı bilim adamının
hissettikleri kaygı veya korku değildir; coşkudur.
Bu sözcüğü mutluluk ya da hazza karşıt olarak
kullanıyorum. Sanatçının yaratma anında
duyumsadığı memnuniyet ya da tatmin değildir.
Daha çok coşkudur bu, bilincin artışıyla atbaşı
giden, kişi kendi gizil güçlerini gerçekleştirirken
akıp giden duygu olan coşku.
Cézanne bir ağaç görüyor. Ağacı daha önce kimsenin görmediği bir biçimde görüyor. Kendisinin söylediği gibi hiç şüphesiz,
"ağaç tarafından ele geçirilme"yi yaşamakta. Ağacın kemerlenen
ihtişamı, kucaklayıcı yayılışı, toprağı kavrayışındaki narin denge tüm bunlar ve ağacın daha birçok özelliği onun algısı tarafından
emiliyor ve sinirsel yapısı boyunca hissediliyor.