Kazanmak bir seçimdi.
En çok da kaybetme lüksü olmayanlar için.
Özgürlük bir seçimdi.
En çok da onu sözleriyle büyütmek yerine yaşatmak isteyenler için.
Bizi en sevdiklerimiz kırar, onların eylemleri yaralar… Yine de sevmeye devam ederiz. Bir noktada savunmamız kaybolur. Bu bizi gurursuz değil, sadece körkütük âşık yapar.
Ama bu kez kalpten ziyade parçalanan ruh olurdu.
İşte o an, sevilmeyen bir yanıyla tanışırdı insan: Güvenmeye çalışırken yanan, affetmeye çalışırken de tükenen bir haliyle.