Başka ihtimallerin de var olduğu bir hayat düşledim hep. Bir hayal de olsa o zaman bir seçim şansım olurdu. Yanlışım da doğrum da bana ait olurdu. Şimdi ne seçtiğim hayatı yaşayabiliyordum ne de yaşadıklarım benim seçimimin sonuçlarıydı.
Gece her şeyi örter.
Karanlık çöktüğünde dünya yalancı bir sükunete bürünür; gökyüzü, yerdeki pisliği gizlemek için siyah bir kadife sererdi.
Ama gece aslında bir örtüden ziyade bir aynaydı.
İnsan, yaşayamam dediği her şeyi aslında yaşıyordu. Sadece kendini öyle sert şartlıyordu ki bazı ihtimalleri baştan imkânsız ilan ediyordu.
Oysa imkânsız diye bir şey yoktu. Varsa bile, insanın kendi koyduğu bir sınırdan ibaretti.
İstedikten sonra her şey olurdu.