Derler ki, aynalar sadece sureti değil, ruhun kuytusunda saklananı da sızdırır.
Bazen merak ederdim. Ayna bir yansıtıcı mıydı yoksa içimizdeki irini yüzümüze vuran dürüst bir cellat mı?
Belki de aynalar bakanı değil, bakandan gizleneni tanırdı.
Her doğum yeni bir hayat başlatmazdı. Bazen bir doğum, yeryüzünün görüp göreceği en büyük savaşı başlatırdı. Ve o savaş, yalnızca taht için değil, kalp için de verilirdi.