Şansımı deneyeyim dedim.
-Şansını fazla zorluyorsun, başkomiser.
Şans dediğimiz şey çabalayarak elde edilir, Ayperi. Ve insanı sadece bir kere bulur. Gerisi insanın azmine ve kararlılığına bırakılmıştır. Ben hiçbir zaman işimi sadece şansa bırakmam.
Hayat, insan yapmam, dediği her şeyi yaptırma gücüne sahip tek düzendi. Bundan daha fazla ne olabilir ki, denilen her şeyin özenle daha fazlasını gösterirdi. Yapmam, der ama yapar, şaşmam, der ama şaşardın.
Bir yerde okumuştum. Hangi kitaptı şimdi hatırlamıyorum.
Acını, seni tanımayan biriyle paylaşırsan hafiflemiş hissedermişsin. Seni yargılamaz ve eleştirmez. Bir daha görmeyeceğin bir insan sonuçta. Acımasızca seni yarandan vuramaz da.
-Fazla iyimsersin.
Başka türlü nasıl yaşanır ki?
Sürekli kötüyü düşünürsen hayat geçer mi? Bu, zamanı kendine düşman etmekten başka bir şey değil.
-Zaten düşmanız. Bu kadar mı mükemmel hayatın? Senin sustukların yok mu?
Var. Herkesin sustukları vardır.
-Nasıl tahammül ediyorsun? Ağır gelmiyor mu?
Bazen… Ama içimde tutmam. Bana yük olacağına karşıdakine yük olsun.
-Peki derdin kendinleyse.