Hiçbir erkeğin yaşamadığı, sadece kadınların ve kız çocuklarının olduğu böyle bir tuhaf ülke vardı.
Bu ülkeyi gören olmamıştı. "Bir erkeğin oraya gitmesi tehlikeli, ölümcül," diyorlardı. Ama uzun zaman önce cesur bir araştırmacının orayı gördüğünü anlatan hikâyeler vardı - Büyük Bir Ülke, Büyük Evler, Bir Sürü İnsan: Hepsi de kadın.
Başka hiç kimse gitmemiş miydi? Gitmişti- hem de birçok kişi- ama geri dönen olmamıştı. Erkeklere göre bir yer değildi, bundan emin görünüyorlardı.
Firuze dedi, Firuze bakmadı.Bir daha Firuze dedi.
Firuze kalbinde üç bina yıkmış,iki bahçe yakmış, yazın ki kuşları gönlünden göçmüş gibi döndü baktı.
Bazen gidiyorum denmez.
Bu fırtınalı denizin ötesinde nasıl bir dünya var bilmiyorum, ama her okyanusun, uzak da olsa, bir başka kıyısı vardır. Ben de o kıyıya ulaşacağıma inanıyorum.