Nasıl hayatını eziyet etmek ve kafa kesmekle geçiren bir cellat ya da tamamıyla düşkün bir ayyaş ya da bütün ömrü boyunca karanlık bir odaya hapsedilen,bu odayı kirleten ve bu odadan çıkarsa yok olacağı kuruntusuyla yaşayan bir deli: “Hayat nedir?” sorusunu sorup da “Hayat en büyük beladır”dan başka cevap alamazsa ve delinin bu cevabı da doğruysa ama yalnız kendisi için doğruysa,bu da öyledir. Ya ben böyle bir deliysem? Ya biz varlıklı, avare insanlar böyle bir deliysek? Ve anladım ki biz gerçekten böyle delileriz.
“Ama hayat değildi bu. Çünkü beni aklen doyuracak bir arzum yoktu. Bir arzum olduğunda,onu gerçekleştirsem de gerçekleştirmesem de bir şey değişmeyeceğini önceden biliyordum.”