SONSUZ BEKLEYİŞ
Geceden arta kalan bir sessizlik,
duvarlara sinmiş, eski zaman küfleri
Bekleyiş…
Ne için olduğunu bile unutmuş bir sabır,
çürüyen bir dal
rüzgâr hangi yöne savurursa oraya eğilen.
Gün doğuyor,
ama ben aydınlanmıyorum.
Saatler yürüyor,
ama ben bir adım bile atmıyorum.
İçimde,
hiç olmamış bir hayalin yankısı
ve kaybolmuş bir insanın gölgesi
Kim bilir,
belki de bazı yolculuklar hiç başlamaz,
ve bazı kapılar açılmadan eskir.
Bense hâlâ bekliyorum,
ne olduğunu bilmeden.