- Dinle, hiç ses yok, -diyordu Margarita ustaya, kum çıplak ayaklarının altında hışırdıyordu,- hayattayken sana verilmeyeni dinle ve tadını çıkar, - yani sessizliğin. Bak, ileride sana ödül olarak verilen ebedi evin işte orada. Venedik penceresini ve kıvrılmış asmayı görüyorum bile, ta çatıya kadar çıkıyor. İşte evin, işte ebedi evin. Akşamları sevdiklerinin, ilgini çekenlerin ve seni endişelendirmeyenlerin sana geleceğini biliyorum. Senin için çalacaklar , sana şarkı söyleyecekler , mumlar yandığında odadaki ışığı göreceksin. Başında yağlı ve ebedi takkenle uykuya dalacaksın, dudaklarında gülümsemeyle uykuya dalacaksın. Uyku sana iyi gelecek, bilgece düşünmeye başlayacaksın. Beni kovma cüretini de gösteremeyeceksin. Uykunu ben koruyacağım .