Mihail Bulgakov

Mihail Bulgakov

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.1
13,1bin Kişi
okuyor-dolu
38,1bin
Okunma
v3_begen_dolu
1.602
Beğeni
goz
33,5bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Tam adı
Mihail Afansyeviç Bulgakov
Unvan
Rus Roman ve Oyun Yazarı
Doğum
Kiev, Rusya İmparatorluğu, 15 Mayıs 1891
Ölüm
Moskova, SSCB, 10 Mart 1940
Yaşamı
15 Mayıs 1891'de Kiev'de doğdu. 1916'da Kiev Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, fakat birkaç yıl sonra doktorluğu bırakarak hayatını edebiyata adadı. Kiev Şehir Tiyatrosu'nda sergilenen ilk iki oyunu büyük başarı kazandı. İlk eşiyle Moskova'ya yerleşen Bulgakov, 1922-1926 arasında oyun yazmayı sürdürdü, fakat Sovyetler Birliği'nin ideallerini yansıtmadığı gerekçesiyle oyunlarının sahnelenmesi yasaklandı. 1925'te yazdığı hicivli romanı 'Köpek Kalbi' de benzer bir kaderi paylaşarak, Sovyetler Birliği'nde 1987'ye kadar yayımlanamadı. Aynı yıl ilk eşinden boşanarak Lyubov Belozerskaya'yla evlendi. Sanatını icra edememekten bunalan Bulgakov, 1930'da Stalin'e bir mektup yazarak yurtdışına çıkma izni istedi. Fakat bu talebi reddedilen Bulgakov'a Moskova Sanat Tiyatrosu'nda sahne arkasında bir iş ayarlandı. 1938'de, ölümcül hastalığına yakalanmadan hemen önce başyapıtı sayılan 'Üstat ile Margarita'yı tamamladı. 1940'ta böbrek yetmezliğinden öldü. Kitap ilk olarak 1966-1967 yıllarında, dul eşinin çabaları sayaesinde 'Moskva' dergisinde yayımlandı. Kitap olarak 1973'te basıldı.
kamera
Genç Bir Doktorun Anıları
kamera
Mihail Bulgakov
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Köpek Kalbi
kamera
Mihail Bulgakov
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Usta ve Margarita
kamera
Mihail Bulgakov
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Ölümcül Yumurtalar
kamera
Mihail Bulgakov
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Morfin
kamera
Mihail Bulgakov
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Şeytani
kamera
Mihail Bulgakov
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
132 syf.
·
Puan vermedi
Yasaklanan kitap, yasaklanamayan insan...
• Öncelikle yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve gayet akıcı, güzel bir dil kullanılmış. İnsan, varlıkların en yücesidir evet, ama maalesef en acımasızıdır da. Bu kitapta bunu bir kere daha gözler önüne sermiş oluyor. Diğer tüm canlıları sadece amacı için kullanır, gerekçe bazen ihtiyaç, bazen merak ve keşfetme sevdası olabilir fakat sonuç her zaman aynıdır. Kitabın konusuna gelecek olursak. İnsanların ömürlerini uzatmak ve onları gençleştirmek için deneyler yapan bir profesörün, tesadüfen ölmek üzere olan bir sokak köpeğiyle karşılaşması ile başlar. (Ben en başta üzüldüğü için sadece vicdanen evine aldığını düşünmüştüm ama işin aslı bambaşkaymiş.) Doktorun evi sadece bir ev değil ayrıca ameliyathanedir. Profesörün adını Şarik koyduğu köpeğimizin başlarda keyfi bayağı yerindedir. Bu zamana kadar geçirdiği hayatın tam tersi ile karşı karşıya kalır. Bu Şarik için rüyalarında bile göremeyeceği bir hayattır. Günleri standart bir şekilde geçerken bir gün başlarda ayağından ısırdığı doktor Barmental’in içeri pis kokulu bir valizle girmesi ile son bulur. Profesör Filipaviç’in asıl planı ortaya çıkmıştır. Zavallı Şarik’i ameliyat ederek daha birkaç saat önce ölmüş olan bir mahkumun hipofiz bezi ve üreme organlarını nakil eder. Sonunda Şarikov artık bir insandır evet, ama pek de iyi bir insan olduğu söylenemez. Doğup parlayan bir canlının doğasına müdahale edildiğinde ve doğasının gereği çokca bozulmaya uğrayan bir insanın kötü kalbi ile sentezlendiğinde, ne kadar da korkunç bir gerçek çıkar ortaya ve aslında bunun bizim gerçeğimizin olması da bir o kadar umut kırıcı olur. Sonuç olarak aslında profesör de bu kararıyla nasıl büyük bir hata yaptığının farkındalığını yaşar ve bunu düzeltme arayışına girer... Bu hikayeye benzer filmler de gördük aslında. Mesela Göz filminde nakil yapılan gözün, ardından gözün nakledilen kızın gördüğü bir takım görüntüler ile hayatının nasıl da alt üst olduğu ortada. Bu bağlamda tüm canlıların aslolan kimyasını işleyişi değiştiğinde nasıl bir canavar ve büyük bir yıkım yaşanıldığını gözler önüne seriyor. Filmi merak edenler için linki de bırakıyorum. youtu.be/z4prTKHqkS0 Tekrar eserimize dönecek olursak. Profesörün yaptığı hatayı nasıl düzelttiğini merak ediyorsunuz biliyorum :) Ama onu da okuyup sizin öğrenmeniz lazım. Ben okurken çok keyif aldım. Umarım siz de beğenerek okursunuz. İyi okumalar...
kamera
Köpek Kalbi
kamera
Mihail Bulgakov
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.9/10 · 11,8bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
132 syf.
·
4 günde
Biraz bilim kurgu, biraz distopik biraz da fantastik bir roman olsun . Kaliteli psikolojik ve sosyolojik tahliller içersin, üstelik ibretlik mesajlar da versin. Bütün bunların yanında arka planda okuyucuyu bazen gülümseten, çoğu zaman hüzünlendiren en çok da düşündüren ağır bir hiciv olsun derseniz, işte size Köpek Kalbi. Bolşevik devrimi sonrasında 1925 yılında Bulgakov tarafından yazılmış bir Rus klasiği. Diğer klasikler kadar meşhur olamasa da dünya edebiyatında önemli bir yer edinmiştir. Mihail Afanasyeviç Bulgakov, Sovyet Rus roman ve oyun yazarıdır. 1891 yılında Ukrayna Kiev'de doğdu.Tıp eğitimi aldı ancak güçlü edebî yeteneği sayesinde doktorluğu değil yazarlığı meslek olarak tercih etti ve bu seçimi, hayatının sonuna kadar maddi sıkıntı içerisinde yaşamasına neden oldu. Çünkü yazdıkları, Sovyet rejiminin ilkeleriyle örtüşmüyordu. O hicivden , devlet ise katı sansür politikasından geri adım atmadı. Köpek Kalbi romanı da bu sansürden nasibini aldı ve dönemin iktidarı Stalin tarafından yasaklandı. Kitap, ilk defa 1967 yılında Amerika'da yayımlandı. Rusya'da ise ancak Bulgakov'un ölümünden 47 yıl sonra, 1987 yılında okuyucularıyla buluşabildi. Roman, sokak köpeği Şarik'in içler acısı hikayesiyle başlar. Her ne kadar kitabın konusu ilk bakışta, İnsanların ömrünü uzatmak ve onları gençleştirmek için uçuk deneyler yapan ünlü bir profesörün, bu sokak köpeği üzerinde yaptığı deneysel çalışma ve sonrasında başından geçen ilginç olaylardan ibaret bir bilim kurgu gibi görünse de, Bulgakov, sembolik bir üslup ile, bu hikaye üzerinden , öncesi ve sonrasıyla Bolşevik devrimini eleştirir. Şarik, Rusya'nın sert soğuğunda, açlık ve sefalet içinde, insanlar tarafından itilip kakılan yaralı bir sokak köpeğidir. Kendisine bir parça sucuk veren bir adamın peşine takılır.Çünkü sadece karnını doyurması, ona sıcak bir yuva vermesi ve hakaret etmemesi Şarik'in bir insanı sevmesi ve ona güvenmesi için yeterlidir. Bütün insanlara karşı güvenini kaybetmiş olan Şarik, hayatında ilk defa iyilik gördüğü bu iyi kalpli adamın, kendisine denek arayışı içerisinde olan ünlü Profesör Filipp Filippoviç olduğundan habersizdir. Ezikliğin, acının, açlığın dibini gördüğü sefil hayattan sonra, zengin, kibar, eğitimli doktorun çok odalı evinde iyice beslenip sağlığına kavuşan hatta boynuna takılan tasmayı artık sahipli bir köpek olmanın gururuyla taşımaya başlayan Şarik'in hayatı , Profesörün en başından beri tasarladığı deneysel ameliyatın gerçekleşmesiyle tamamen değişir.Profesör, kısa bir süre önce ölen azılı bir suçlunun hipofiz bezini ve er bezlerini köpeğe nakleder. Bundan sonra köpek yavaş yavaş insana dönüşmeye başlar. Zamanla devlet tarafından da kabul görüp adına bir kimlik çıkarılır, hatta kendisine resmi bir iş de verilir. Küfürlü konuşan, bol bol içki içip kadınlara sarkıntılık eden, sürekli sorun çıkaran rahatsız edici ve küstah bir tip olan Şarik'le aynı evi, aynı sofrayı paylaşmaya daha fazla katlanamaz Profesör. Sonunda yeni bir ameliyatla Şarik'e verdiklerini -yani azılı bir suçluya ait olan hipofiz bezi ve er bezlerini- geri alır ve onu, eskiden olduğu gibi , bir lokma ekmek için sahibinin peşinden koşan sevimli bir köpek haline geri döndürür. Kendisi de burjuva sınıfından sayılabilecek olan Bulgakov, Sovyet Rusya'da yaşanan Bolşevik devriminden sonra kurulan komünist rejimin, burjuva sınıfın aleyhine gerçekleştirdiği politikalardan rahatsızdır. Ancak, her zaman olduğu gibi baskıcı rejimlerin en ufak bir eleştiriye tahammülü yoktur. İfade özgürlüğünün olmadığı bu tür toplumlarda yaşayan yazarlar da görüşlerini genellikle sembolik hikayelerle anlatma yolunu tercih ederler. Bulgakov da aynı şekilde eleştirilerini ,edebi yeteneği ve aldığı tıp eğitimi sayesinde ustaca yazdığı bu kurgu hikayenin arka planına gizlemiştir. Sokak köpeği Şarik'in profesörle tanışmadan önceki sefil hayatı proletaryanınn devrimden önceki halini simgeler. Köpeği bir parça sucuk vererek peşine takan Pofesör Filipp Filippoviç ise karın tokluğu ve sıcak bir yuva vaadiyle işçi sınıfın aklını çelerek, onları devrime hazırlayan Lenin'dir. Sokak köpeğinin ölüm kalım savaşı verdiği zorlu ameliyat, devrimi, ameliyat sonrasındaki yeni hayatına uyum sağlayamayarak huzur bozucu bir mahluka dönüşen insan Şarik ise devrimden sonraki işçi sınıfı simgeler. Romanda geçen en vurucu cümle, Profesör Flipp Filippoviç'in insan haline dönen ve her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmeyen Şarik için söylediği "Şunu anlayın ki, asıl korkunç olan artık köpek kalbi değil, insan kalbi taşıması. Hem de doğada var olanlar arasında en rezilini" cümlesidir. Burada kastedilen şey, insanın, bu dünyadaki en kötü ve en rezil varlık olduğu değil, kötülüğü seçtiğinde en kötü ve en rezil varlık haline geldiğidir. Çünkü, en iyi bozulunca en kötü olur. Profesörün, hem asistanı hem de dostu olan ve cinayet işlemeye niyetlenen Bormental'e söylediği "Asla suça bulaşmayın, kime karşı olursa olsun. Yaşlandığınızda elleriniz temiz olsun" ikazı da , Bulgakov'un insan kalbini kötülükle damgalamadığını ve insan soyunu salt kötülüğe mahkûm etmediğini göstermektedir. Aslında yazarın vermek istediği temel mesaj açıktır. Tarih boyunca gerçekleşen hiçbir devrim, hiçbir baskı, hiçbir zorlama, doğal olmayan hiçbir müdahale dünyaya huzur ve saadet getirmemiştir. Zira canlıları değiştirebilecek tek şey sevgidir.
kamera
Köpek Kalbi
kamera
Mihail Bulgakov
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.9/10 · 11,8bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
168 syf.
·
3 günde
·
9/10 puan
NOT : Öncelikli olarak tıp alanına ilgi duyanlara, doktorlara ve doktor adaylarına ve daha sonra tüm insanlara tavsiye edilir :) NOT : Bu kitapta geçen vakaları görsel olarak araştırıp okumanız yararınıza olacaktır. Bilenlere de sorabilirsiniz. Tıp alanında pek bilgim olmamasına rağmen Bulgakov sayesinde birçoğunu anlayabildiğim vakalar okudum. Kitapla ilgili korkularım vardı, ya anlamayacağım tıp terimleriyle doluysa? Ya olaylara yabancı kalırsam gibi gibi... Ama anlatımı bir o kadar güzel ve açıktı. Gelelim kitabımıza, 9 vakamız var kitapta. Ve bazıları oldukça ilginç. Kitaptaki hastane ekibinden biri oluyorsunuz okudukça. Ufak bir kutlama yaparlarken aralarında sanki bende oturdum onlarla birlikte komik vakaları dinlemeye eşlik ettim o an... Doktor Bomgard, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş, hak ettiği saygıyı yaşından dolayı göremeyen bir doktor. Daha sonra bilgileriyle insanlara yardımcı olan ve onların vazgeçilmezleri arasında bulunan biri. Kitapta en çok ilgimi çeken 3 hastalık ; Boğulmuş Fıtık, Kuş Palazı ve Frengi. Görsellerden ve bilenlerden öğrendikçe kitapta akıcılık daha hızlı oluyor diyebilirim. Kitapta en dikkat çeken şey ise yeni mezun olmuş bir doktorun tecrübesizliğinin endişeleri. Mesela doktor Bomgard'ın korktuğu hastalıklar vardı,bunlardan biri ters doğum. Bu vaka olmasın olmasın diye içten içe endişe duyuyordu. Akademik anlamda başarılı olsa da pratikte zor anlar yaşadı. Ve teoride gördüklerinin gerçek hayatta yetersiz olduğunu anladıkça zor vakalar geldi nihayetinde de tecrübeli bir doktor olarak karşımıza çıktı. Oldukça keyifli bulduğum muazzam bir eserdi. Beğenerek okudum ve tavsiye ederim. Fakat " Morfin" olayını çok sıkılmadan okuyun olur mu? (: İncelememi kitabın kahramanı değerli Bomgard'ın bir sözüyle bitiriyorum : " Demek ki öğrenmeye boyun eğmek gerekiyormuş."
kamera
Genç Bir Doktorun Anıları
kamera
Mihail Bulgakov
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.4/10 · 16,6bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;