Ölen birine bir iki gün sonra ölecek çiçekler gönderilmesi ne kadar da manidardı. Ölümün canlı birer heykeli gibiydi çelenkler. 70-80 senelik insan hayatlarına 48 saatlik kısa özetleri.
Onu ölüme götüren şey anksiyetesi değildi. Onu ölüme götüren şey, hayatın önüne koyduğu boktan durumlara karşı gelmeye çalışmadan, ışık hızıyla alışma alışkanlığıydı.
Hislerinden kaçamazsın Necip. Nereye gidersen git mutsuzluğunu da, çaresizliğini de peşinden sürükleyeceksin. İnsanın kendi cehennemini yanında gezdirmesi böyle bir şeydir işte… İhtiyacın olan şey para falan değil senin. Acı. Daha çok acı çekmek istiyorsun çünkü sadece acı çektiğin zaman görünür olduğunu düşünüyorsun.Sahip olduğun hiçbir zenginlik özgürlüğünü satın almana yetmeyecek. Her zaman yarım, her zaman eksik kalacaksın. Bilinçaltın bu eksikleri tamamlamak için hayali insanlar çıkacak karşına. Kendi canını yaktıkça daha çok delireceksin. Delirdikçe daha çok canın yanacak.
İnsanlar başarılı oldukları işleri otomatikman, tutkulu oldukları işleri vakit buldukça ve mecbur kaldıkları işleri daima, sevmeden ve gönülsüzce yaparlardı.