Zaman nedir?
Unutkanlık seni özgür kılmak için gelir!
İsminden dolayı dikkatimi çeken bu eser yazarla tanışma kitabım oldu.
Konusu itibariyle herkesin en çok ihtiyacı olan zamanı ve özlem duyduğu geçmişi anlatıyor yazar. Kendisinin de başkahramanlardan biri olduğu bu romanda Alzheimer hastaları için bir klinik inşa etmek istiyor. Bunun planını yaparken geçmişe takıntılı olan Gaustin ile birlikte hareket ediyorlar.
Hafızası gitmeye başlayan insanlara geçmiş klinikleri planı kuruyorlar. Bu klinikleri kurarken de her şeyin birebir geçmişteki gibi olmasına dikkat edip bunun için de insanların yaşadıklarını, dönemsel anılarını ve tarihteki olayları kullanıyorlar. Böylece zaman sığınakları oluşuyor.
Bir süre sonra bu sığınaklardan sadece hasta insanlar değil de sağlıklı olup geçmiş özlem duyanlar, geçmişte bir şeyleri değiştirmek isteyenler , gelecek kaygısı olanlar, gelecekten korkanlar da faydalanmaya başlıyor.
Hızla yayılan geçmiş akımı ülkelere kıtalara kadar sıçrıyor. İnsanlar bulunmak istedikleri anı, tarihi seçiyorlar. Bu tarihlerin oluşturulması sırasında yazar ülkelerin tarihlerine, toplumsal geçmişlerine, zaman kavramına değiyor, yönetimsel toplumsal eleştiriler yapıyor; bu yönden çok faydalı bir eser.
Geçmişin son kullanma tarihi olur mu?
Eğer birinin hafızasında değilse aslında var mıyız?
Okumanızı tavsiye ederim.
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,685 okunma
Kendinize şimdiki zamanda hazineler yığmayın, orada onları güveler ve pas yer, hırsızlar açıp çalar. Hazinelerinizi, güve ve pasin yemedigi, hırsızların ne açtığı ne de çaldığı geçmişe yığın, çünkü hazineniz neredeyse, kalbiniz de orada olacaktır.
Zaman, ömrü henüz dolmuş bir başka saniye değildir, geriye dönük (ve ileriye dönük) koca bir başarısızlıklar silsilesidir, Benjamin‘in tarif ettiği gibi, tarih meleğinin başını çevirip karşısında donakaldığı bir moloz yığınıdır.