“Tanrım, Hannah,” diye fısıldadı sert bir sesle. “Dayanamayacak kadar mutlu hissettiğin oldu mu hiç?”
“Evet.” Hannah da uzanıp onun çenesini kavradı. “Seninle her zaman öyle hissediyorum.”
“Bana tam olarak doğru yerde olduğumu hissettiriyorsun.” Fox boynuna doğru bir nefes verip onu saygıyla öptü. “Kaçacak veya saklanacak bir şey yok. Kaçınmak istediğim bir şey yok.”
Hannah başınj çevirince ağızları birbirini buldu. “Bu hislere güven. Çünkü karşılıksız değiller.”