Şuanda onu daha önce hiç olmadığım kadar çok istiyordum. Sadece fiziksel olarak değil, zihinsel ve duygusal olarak da. Ruhunun en gölgesini ve güzel, çok katmanlı kalbinin her bir parçasını istiyordum. Sahip olduğum ışığın her damlasını, o beni tamamen tüketene dek ona vermek istiyordum. Ta ki ben onun, o da benim olana kadar.
İşte yine A ile başlayan o kelime. Bu Iris’ i yakınımda tutma ve onu tehlikelerden koruma konusunda ki akıl almaz arzumu açıklayabilirdi. O yanımda yokken göğsümün nasıl daraldığını. O benimle aynı odadayken kalbimin nasıl daha hızlı attığını. Onu incitmemek için sözlerime dikkat etmem konusunda hissettiğim baskın ihtiyacı.
“Ne yapıyorsun?”
“Karıma yardım ediyorum.”
Yutkundum. “Bu kelimeye fazla alıştın.”
“Sana yerini hatırlatmak için sık sık kullanıyorum.”
“Neresiymiş yerim?”
“Benim yanım.”