İntikamın vücut bulmuş haliydi. Gazabın yaralı kalbi. Kimsenin önünde eğilmezdi. Hunt’ ın yıldırımı o vahşi, güzel yüzü görünce şarkı söyler gibi şakıdı.
“Bryce” dedi Randall. “Eğer seni rahatsız ediyorsa, bir tıp cadısına görünmelisin.”
Bryce dişlerinin arasından, “Beni rahatsız etmiyor” dedi.
Hunt ağır ağır konuşarak, “O zaman neden tezgahın altında bacağını ovuşturup duruyorsun?” dedi.
Bryce, “Çünkü suratına tekme atmaması için onu ikna etmeye çalışıyorum, göt herif” diye tısladı.
Hunt’ ın yüzü kızarmıştı ve gözleri... Kahrolası Solas, siyah gözleti parlıyordu ve tamamen onun yüzüne sabitlenmişti. Sanki ona dokunmayı düşünüyormuş gibiydi.
Tadına bakmak istiyormuş gibi.