Victor Hugo, Novayı görse herhalde sefiller kitabını yeniden yazardı. Şu kitapta Novaya üzüldüğüm kadar hiçbir karaktere üzülmedim. Evet, garip geliyor ama yaşamayan bir karakterin yaşadıkları beni üzdü. Bir an, "Acaba Novanın ikiz alevi Daren değil de ben miyim?" diye sorguladım o ne hissetse, ben de okurken aynısını hissettim. Sayın Kabal, lütfen artık Nova gün yüzü görebilir mi? Biz okurlar da onu mutlu görmeyi hak etmedik mi? Size kitabın konusundan çok ayrıntılı bahsetmeyeceğim çünkü ne söylersem spoiler yiyeceksiniz, ama öncesinde size bir şeyden bahsetmek istiyorum, sonra düşüncelerimi ve küçük teorilerimi paylaşacağım. Ben, Kabal'ın karakterini kitapta en çok orman ruhu Tayga ile bağdaştırıyorum, çünkü orman ruhu diyarda her şeyin bir sebebi ve dengesi olduğunu, sadece zamanı geldiğinde anlamıyla öğrenebileceğimizi öğretti ve Kabal da kitapta verdiği her ayrıntının sebebi olduğunu, sadece zamanı geldiğinde öğretiyor. Mesela, Nova’nın ilk kitapta efsunlu odada pencereye koşması, onun hava yanlısı olduğunu göstermişti bize, ama sebebini net öğrenememiştik. Üçüncü kitapta ise, bunun sebebini Nova’nın beşinci element olmasından ötürü detaylı ve anlayarak öğreniyoruz. Bu yüzden ben yazarın detaylarına okurken bayılıyorum. Kısaca kitabın konusuna değinecek olursam; Lilith döndü, diyarın kapıları karanlık enerjiyle herkese açıldı, artık kimse güvende değil, hiçbir şey aynı kalmayacak ve çok fazla şey yaşandı. Diyarın toprakları yeniden kan ve gözyaşıyla sulanıp, hırsla yeniden ayaklandı. Düellolar olacak yaşam ve taht uğruna. Birçok fedakarlık yapıldı, bu fedakarlıklarla kazananlar ve çok fazla şey kaybedenler oldu. Seçimler yapılacak yeniden, zor kararlar alınacak, herkesi üzen fakat bazılarını mecbur kılan kararlar. Diyar kendi düzenini kuracak, kurulan düzene ayak