Onu kaybetmek, bir yara gibi içimde kanıyordu ve hiçbir zaman da iyileşmeyecek gibi görünüyordu.
O yara her gün daha da derinleşiyor, daha da acı verici bir hâle geliyordu. Ancak yine de onun geri döneceği günü umutsuzca beklemeye
devam ediyordum. Çünkü İsimsiz Asker, hayatıma girdiği günden beri kalbime en derin izi bırakan kişiydi.
Derler ki: Bazı insanlar kendini hiçbir yere ait hissedemez, bir arayışın
içinde kaybolmuş gibidir, kendini ait hissetmediğin yerde yaşamaya mecbur olman ise dünyanın en kötü hissidir.
Binbaşı Duncan, “Yüzbaşı, herkesin dilinden düşürmediği Türk’ün gücünü
gösterin,” dedi.
“Göstereceğiz. Buna hiç şüpheniz olmasın,” dedim. Kendime olan güvenimi göstermek için biraz daha yüksek bir tonla konuşmuştum.