İç dikiz aynasından baktığımda, onu hiç görmek istemediğim bir hâlde buldum.
Balkan Kızı, hüngür hüngür ağlıyordu.
Parmaklarım direksiyonu sıkarken bakışlarımı dikiz aynasından ayırmadım. Gözünden akan her yaşta sanki boğuluyor gibiydim.
Yamalı’nın da dediği gibi önemli biri mi? Kim bu Talia Alaz?”
Kim değildi ki? Kim değildi ki Siren?
Hiç yaşamadığım çocukluğumdu o benim. Hiç unutamadığım geçmişimdi. Bir daha gelmeyeceğini bildiğim zamanlarımdı.
“Operasyonun adı, Balkan Kızı.”
Yarbay Beton, elindeki çubukla hasret kaldığım kadının fotoğrafını
işaret etti. Üstüne tekrar tekrar vururken kalbimin patlayacağını sandım. “Kuzey Makedonya'ya gidip bir kuşun göçmesini sağlayacaksınız,” diye devam etti. “Bu fotoğrafta gördüğünüz kadının adı, Talia Alaz. Onu doğduğu topraklara geri getireceksiniz. Sıradaki göreviniz işte budur, Hayalet Timi.”
“Seni bulduğumda bu sefer uzun uzun bakacağım. Neden bakıyorsun diye soracak olursan, bakamadığım
günlerin acısını çıkartıyorum diyeceğim, Balkan Kızı.”
Ateş yalnızca düştüğü yeri yakar, bilmez misin? Yaktığı yerden seni kora
çevirir, külün kalmayana kadar savrulup durursun. Başlangıçta sadece bir kıvılcım gibi gelir, hafif bir dokunur. Sonra yavaşça etkisini artırır, içini yakar,
seni paramparça eder.