su su

su su
@Boss_Hera
•Su&Zen Akademi Ve Psikoloji Merkezi Kurucusu •Bireysel/Kurumsal Danışmanlık •Konuşmacı/Uzman Eğitmen •Analist/Yazar •Marka İşbirliği İçin @ircakir •@hakikatinyasalari •@suzenakademi
Analist-Yazar
Lisans
Bursa
Manisa
2 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Her ne ararsan Kendinde ara Âlem, Âdem ile var. HER ŞEY BAŞLANGIÇTA SON BULMUŞTUR! Sonsuz-sınırsız, Başlangıçsız-Bitişsiz, sonsuz boyutlu Kâinatın AN’da, en alt düzeyde, o boyutun kendisi olarak patlaması ile Tekil NUR kudreti, en alt boyutta KUANTUM NAR=ENERJİ salınımlarına dönüşerek açığa çıkmıştır. "KûN=OL emri. “Oluverme" açılımı da sanal gerçeklikte başlamış oldu. Evren Hidrojen ve Oksijen moleküllerinden meydana geldi. Enbiya Suresi 30. Ayeti kerimesi; O inkâr edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer birbiriyle bitişik iken, Biz onları (sonradan) ayırdık ve (Dünya'yı yaşama müsait kılıp) her canlı şeyi sudan yarattık. (Bilimin en son verileri de bu doğrultudadır.) Âlemin OLuşumundan sonra, Âdemin OLuşumu başlar. Yaşamın oluşabilmesi için, farklı atomların bir araya gelmesi ile moleküller ortaya çıkar. Moleküler sağlam bir kimyasal bağ yapma kapasitesine sahip elementlerden geçer. Dörtlü bağ kurma DNA. Yaşam kendini kopyalayan moleküller üzerine kuruludur. Yeryüzünde yaşayan tüm canlılar milyonlarca yıldır kendilerinin benzerlerini üretebilmek amacıyla genetik bilgi aracı olarak çift zincirli, heliks şekilli DNA'yı kullanmaktadırlar. Bilimin tabiriyle Evrenin Enerjisi Yoktan Var,Vardan da Yok edilemez", 0 Enerji HEP vardır. Allah tüm boyutlarıyla ezeli ve ebedi. Büyük Patlama ile sürete büründü açıldı, kuantlaşma/maddeleşme ve canlılık meydana gelmiştir. Cansız maddenin Kozmolojik Evrimi gibi, canlı olan Biyolojik Evrimsel süreç başladı. Kur’an-ı Kerim İNSAN'ın Şuûr içeriğinin anlatımıdır! OKU'nan ayetler insanın boyutsal geçmişi anlatımıdır. Beyin tarafından OKUnmaya başlamasıyla da o mertebeler kıssalara bürünerek dilde ifâde bulmuştur. Özde ilk hissedilen, bilinen kutsal kitaplarda Âdem ismi ile kodlanmıştır. Âdem eski dillerde "verimli toprak"
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Noktadan başlayan daire aynı noktada dönüşü tamamlayınca, dairenin her hattı nokta olarak ortaya çıkar.Nokta hem ezel, hem ebed olmuş. Başlangıcı ile sonu iç içe geçmiştir.Başlangıcı yok,sonu olsun, sonu yok ki başlangıcı olsun. Daireyi çevreleyen, sınırlayan zatı,sınırlarını da sıfat olur,aslında başlangıçta sonda birbirine asıldır.İçine bakan dışını,dışına bakan içini görür.Gören de kendisidir görünende. İnsan,aynı anda cesedi ile dünyada, nefs ile berzahta ve ruhu ile ahirettedir.Bütün bunlar hem iç içe girmiştir hemde ayrı ayrıdır.Birinden diğerine geçiş yoktur.Ne mekan olsun,ne zaman olsun hiç biri ayırmaz.İnsanı tek ayıran,zannındır. Cesedi,nefsi ve ruhu birbirine asıl edersek üç alemde aynı anda mevcut oluruz.An içinde her üç alemi yaşar,zaman ortadan kalkar.Var zannettiğimiz mevcudiyet de ortadan kalkmış olur.Nur olan ışık ortaya çıkar.İnsan nurdur. Allah’ın sırlar şehridir.İnsan o şehirde sırlara adım atar,ne kadar adım atarsa atsın, o şehir sonsuz sırları taşır.Ulaştığımız sırlar Allah’a aittir.İnsan asla kendine nispet etmemelidir. Çünkü insanın bilgisi ve anlayışı sınırlıdır,Allah ise her şeyi bilendir ve her şeyin gerçek sırrını saklar. İnsan sadece O'nun izin verdiği kadarıyla sırları keşfedebilir ve anlayabilir.Bu nedenle insan, alçakgönüllü olmalı ve kendi sınırlarının farkında olarak,Allah'ın büyüklüğünü ve sırlarını kabul etmelidir. İnsanın en büyük sırrı, kendi acziyetini ve Yaratıcı'sının karşısındaki kulluk bilincini kavramasıdır. Bu bilinçle hareket eden insan, Allah'ın sırlarını daha derinlemesine keşfetme imkanına sahip olabilir.
Öğrenmeden anlayabilir miyiz? Elbette hayır. Okumak, öğrenmenin yoludur. Allah katında zaman mekân yok,başlangıç ya da son da yok,herseyin başlangıcıyla, gelişmesi ve sonu ile Allah’tadır ve her şey hem olmuş bitmiştir hem de olmaktadır. Bu hal, biz insanların algısına göre elbette bir paradokstur. Hakikat hiç kuşkusuz budur. Kainat aynasında aksedip görünür.Cenabı Allah’ın yaratma iradesinin tecelli ve tezahürleridir.Paradoksal görünüm de işte bundan doğmaktadır. Hiçlikten, bir zerre noktacık belirir.  Hiçlik kavramı insan idrakinin, aklının ve düşüncesinin tümüyle ötesindedir. O,bilinen ya da idrak edilebilen tüm niteliklerin yokluğudur. O tanımsızdır, bilinen her şeyin ötesindedir. Zerre noktacığın yoklukta belirip ışıdığı o an da zamanın başlangıcıdır. Allah iradenin tecellisiyle, boşlukta, bir zerre nokta halinde belirmiştir. Ve günümüzde idrak ettiğimiz devasa büyüklüklerin evreni, işte o minicik enerji küresinden fışkırarak ortaya çıkmıştır. Zerre noktacığın yoklukta belirip ışıdığı o an da zamanın başlangıcıdır.  Allah’ın yaratmış olduğu sonlu varlıklar âlemi olan kainatımıza cismani varlıklar halinde yansımaları ise; olmuş-bitmiş  halde değil, olmakta olan olaylar dizisi halinde görünerek aksetmektedir. Yani evrende ve dünyamızda’da her oluş, belli bir zaman dilimini kullanarak ortaya çıkmakta ve yine her şey tedricen gelişerek olgunlaşmaktadır. Böylece duyular ötesi algılamanın ufkuna kanat açmayı unutur.Sadece beş duyumuzu kullanırız. Oysa yüzlerce renkten sadece yedisini görebilir...Binlerce sesten çok azını işitiriz.Ancak insan tüm noksanlıkları ve yanılgılarına rağmen yer yüzü üzerinde kendini ve sonsuzu akıl edebilen tek varlıktır,kendini tanımaya anlamaya uğraşır, yaşam macerasının sırlarını çözmeye çabalar.İlahi boyuttaki Bezm-i Elest diyaloğunu, insan
Biz Elest'te Rabbi akıl ile bildik. Bu dünyaya ise nefsimize yani şeytanımıza muhalefet edip, cehaleti red edip, yaradılışın baştan aşağıya sevgiden oluştuğunu, Allah’ın sevgi dolu olduğunu, merhametini ve cömertliğini hatırlamaya geldik. Rab; Âdemoğulları'ndan -onların sırtlarından- zürriyetlerini alıp bunları kendileri hakkındaki sözleşmeyle şahit tutmuştu. Bizim bundan haberimiz yoktu diyemeyiz. Hiç bir insanoğlu saf değil. Hem NAR hem NUR’dur. Nefs şeytanını Nurlandır. Âdemoğulları beden olan mezarından çıkmadığı sürece, bilinmezlikte yok olup gider. İNS’AN, NUR dairesinde bulunan ve kendisine özgü olan elektromanyetik alanda titreşim halindedir. Hiç kimse üstün değildir, hiç kimse aşağıda değildir. İnsanlar basitçe farklıdır. Bunu kabul etmeliyiz. Kendimizle dost olmalıyız. Çok büyük zarar görmüş olabiliriz. Belkide büyük bir yara almışızdır. Sevgimizle biraz şifa olabilirsek kendimize ve birbirimize tüm dünyanın bilincine katkıda bulunuruz. Hakikatin hararetiyle bir mum gibi yanıp, çevreyi karınca kararınca aydınlat. Bilinmezlik okyanusunda bir bütün olursak. Kendi kör kuyumuzdan çıkarız. Hem varız hem de yok... Hem tekiz hem de çok. Zamansız mekansız boyutta, orada bir tanıklık üstlendik. Bir sözleşme yaptık, dünya yollarına düşünce o AHDİ unuttuk…Unuttuğumuz AHDİ hatırlama vakti. Su Ayan
Melek olup aydınlanmak mı? Şeytan olup yanmak mı? istersiniz… İnsan hüsranda, çünkü ruhu beden örtüsü(libas)altında(içinde)örtülmüş durumda açığa çıkamıyor, esir.Buradaki libas kelimesi de LBS olarak yazılır.Bu LBS dizilimi BLS şeklinde yazıldığında ise libasa çok yakın ancak anlamı onun bozulmuş halini ifade eder ki bu iblis demektir. Birde arapçada TELBİS kelimesi varki; iki birbirine benzer şeyin aslı ile hakikatini ayıramamak ve ikisini aynı şey zannıdır ikilikte kalmak.İblis denmesinin nedenide budur(Mudill isminin mazharıdır). Bedenimizin örtüsü olan libas ile iblis aynı seyin iki halinden başka bir şey değildir.Daha da açarsak bedenin örtüsü olan libas daha anne karnındayken Azazil ismiyle anılır.Doğunca libas daha sonra seyr-ü sülük gormez ise iblise dönüşür.Ve buna halk arasında şeytan denilir. İblis ve şeytanın gerçekte ayrı varlıkları yoktur.Bu beşerin psikolojik hallerinin ifadeleridir. Beden henüz beşer halindeyken egoisttir.Yanliz kendisine(nefsine) hizmet edilmesini ister. İblis bu bedenin/ruhun elbisesidir.Bu iyi bu kötü diye ayırır.Yani şirkte müşrik olan budur.Tevhidin bütün gayesi bunu duzeltmektir.Çünkü iblise ömür boyu aldatma görevi verilmiştir. İnsan oğlunun unuttuğu bir şey var her şey zıddıyla belli olur.Dünyanın kendi yansıman olduğunu,içinin dışa yansıması olduğunu farketmeli insan,dünyadan bağımsız olursun!Dışarı bakan rüya görür,içeriye bakan uyanır çünkü kapı ancak içeriden açılır! Su Ayan