Noktadan başlayan daire aynı noktada dönüşü tamamlayınca, dairenin her hattı nokta olarak ortaya çıkar.Nokta hem ezel, hem ebed olmuş. Başlangıcı ile sonu iç içe geçmiştir.Başlangıcı yok,sonu olsun, sonu yok ki başlangıcı olsun. Daireyi çevreleyen, sınırlayan zatı,sınırlarını da sıfat olur,aslında başlangıçta sonda birbirine asıldır.İçine bakan dışını,dışına bakan içini görür.Gören de kendisidir görünende.
İnsan,aynı anda cesedi ile dünyada, nefs ile berzahta ve ruhu ile ahirettedir.Bütün bunlar hem iç içe girmiştir hemde ayrı ayrıdır.Birinden diğerine geçiş yoktur.Ne mekan olsun,ne zaman olsun hiç biri ayırmaz.İnsanı tek ayıran,zannındır. Cesedi,nefsi ve ruhu birbirine asıl edersek üç alemde aynı anda mevcut oluruz.An içinde her üç alemi yaşar,zaman ortadan kalkar.Var zannettiğimiz mevcudiyet de ortadan kalkmış olur.Nur olan ışık ortaya çıkar.İnsan nurdur. Allah’ın sırlar şehridir.İnsan o şehirde sırlara adım atar,ne kadar adım atarsa atsın, o şehir sonsuz sırları taşır.Ulaştığımız sırlar Allah’a aittir.İnsan asla kendine nispet etmemelidir. Çünkü insanın bilgisi ve anlayışı sınırlıdır,Allah ise her şeyi bilendir ve her şeyin gerçek sırrını saklar. İnsan sadece O'nun izin verdiği kadarıyla sırları keşfedebilir ve anlayabilir.Bu nedenle insan, alçakgönüllü olmalı ve kendi sınırlarının farkında olarak,Allah'ın büyüklüğünü ve sırlarını kabul etmelidir. İnsanın en büyük sırrı, kendi acziyetini ve Yaratıcı'sının karşısındaki kulluk bilincini kavramasıdır. Bu bilinçle hareket eden insan, Allah'ın sırlarını daha derinlemesine keşfetme imkanına sahip olabilir.