su su

su su
@Boss_Hera
•Su&Zen Akademi Ve Psikoloji Merkezi Kurucusu •Bireysel/Kurumsal Danışmanlık •Konuşmacı/Uzman Eğitmen •Analist/Yazar •Marka İşbirliği İçin @ircakir •@hakikatinyasalari •@suzenakademi
Analist-Yazar
Lisans
Bursa
Manisa
2 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
İnsanın en büyük düşmanı kendisidir.Üretilen eserlerin kalitesi önemli bir göstergedir bu konuda... Psikolojik kirlenme; şiddet bulaşıcıdır.Yukarıdan aşağıya,büyükten küçüğe,güçlüden zayıf doğru herkes öfkesini birbirine boşaltıyor.Birbirinin ışığını ya artırıyor,ya da emiyor. Negatif duygular şarj ediliyor binlerce insanın yaşamından... Merhamet,sevgi,şefkât,neşe, huzur genel olarak üstün duygulardır ve şimdiki insanın hissedemediği duygular.İnsanlığın hissedemediği bu olumlu duyguları üretebilmek için uzun çalışma programları gereklidir. Öz gözlemleme ve tefekkürle uzun zaman alan çalışmalarla mümkündür. -İyi bir geçmiş,iyi bir geleceğin temelidir… Her kusur,her kriz ve kaos,düşüş eşsizdir.Kişi kendi başına kendini gerçekleştiremeyince müdahale dışarıdan oluyor. İnsanoğlunun Cüziyi,Küllîde eritmek için, TEVHİ’de ulaşmak için,gerçek potansiyeli açığa çıkarmak için,insanin içindeki hazineyi elde edip o titreşimle titreşmesi gerekli... Kişi bir değişim yoluna girmez ise yaşam onun öğretmeni olarak zorlayacak. Rabbimin hikmetinden sûal olunmaz. Eğer böyle bir yolda olmaz,haberdâr olmazsak zorluk çekerek,hatâ yapa yapa öğreneceğiz. Kişinin irâdesini eline alması,rastlantısızlıkları yokedecek. Rastlantısallıklar,gerçek iràdenin yerini alan bir gönülsüz iradedir. İnsanlığın gerçek dönüşümü kendi bütünlüğüne ve kendisinin birliğine ulaşan bireyin dönüşümünü gerçekleşir. Bu yola tâlip olacaksın!... Üstünden aşıp geçemediğini yeniden yeniden denemelisin. Ve sözün özü insan kendini aramalıdır. ARAYANLAR BULANLARDIR!...HER ARAYAN BULMAZ!... Su Ayan
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gerçek İslam; Kur’an-ı Kerim İslamında gizli. Kur’an-ı Kerim İslamı ayrı Halk İslamı ayrı… İslam hakkında konuşan çok ama OKU’yan AKLET’en ANALİZ eden çok az… İnsanoğlu kendi hakikatine ancak ve ancak Kur’an-ı Kerim’de bulur… Tekvîr Suresi ayeti kerimeleri; “Bu kadar beraber yaşadığınız kişi kesinlikle mecnun değildir. Andolsun ki onu (vahiy meleğini) apaçık ufukta görmüştür. O, gayba ait bilgileri sizden esirgemez. O, lânetlenmiş şeytanın sözü değildir. Öyleyse nereye gidiyorsunuz?” İnsanoğluna tek yol gösteren Kur’an-ı Kerimdir. Bakara Suresi ayeti kerimeleri; “İşte (beklenen) o Kitap! Onda hiçbir şüphe yoktur. Müttakîler yanlışlardan sakınanlar için bir rehberdir.” Kişinin içi, Allah’tan başkası için gaybdır. İnsanoğluna burada açıklanandan daha doğru bir yol var mıdır ki Kur’an’ın yolunu bırakıp da o yoldan gidesiniz. Hakikat,ALLAH’a inanmak ve güvenmektir. Allah’ın varlığını herkes kabul eder; ama herkes yeterince güvenip teslim olamaz. İnsanı kâfir yapan, ona tam güvenmemektir. Allah’ın varlığını ve birliğini kabul ettiği halde ona tam güvenmeyenler, kendilerini bir şey sanarak kibirlenenlerdir. Halkın İslamlık anlayışına baktığımızda. Namaz kılıyorum, oruç tutuyorum,öldüğümde tekrar kıyamette dirileceğim, ahiret inancım var o hâlde ben müslümanım” düşüncesi hâkim... Bu şekilde düşünen insanlar diri diri mezara girer, aklı başında ve şuurlu olarak Beden boyutundan ayrılıp, kör ve sağır bir şekilde Ruh boyutuna geçer. İnsanoğlunun gerçek mahiyetini düşünürsek ruhun beden üzerindeki hakimiyetini sağlamak, bedenin bozuculuğuna karşı ruhun istikrarını temin etmek için sınavdayız. Su Ayan
VAHDET-BİRLİK; Herşey birbiriyle bağlantılıdır, ayrı hiçbirşey yoktur. İnsanoğlu asıl var olmadığını farkettiği anda, gerçekten var olduğunu anlayacaktır… İnsanın gelecek olarak nitelendirdiği, aslında geçmişin arkadan görünüşüdür. Hepsi maddî dünyanın aslında manevi dünyadaki oluş ve titreşim düzeyidir. İnsanoğlu bilinç düzeyinde yaşar, dünyadaki yaşamda değil. Bilinç düzeyi, 7 nefs mertebesi veya 7 çakra olarak basamaklarla ifâde edilir. Nefsi emmare en düşük bilinç seviyesidir. Bu bağlamda sahip olduğumuz nefs mertebesi ile yaşamımız birbiriyle bağlantılıdır. Bütün kutsal kitaplar insanın nankörlüğünü anlatırlar. Bahsettiğimiz duyguları ancak özgür bir bakış, özgür bir yüz sonuna kadar tadabilir. Toplum gerek medya, gerek yarattığı kültür etkisiyle hipnoz etkisi altında. Tasavvufta gaflet dediğimiz uyku hâlidir... İnsan kim olduğunu, neden burada olduğunu, hangi potansiyellere sahip olduğunu ve en önemlisi içindeki muhteşem hazineyi unuttu. Bir insanın cenneti aramasına gerek yok. Onu haketmek için birşey yapmasına da gerek yok. Bizden beklenen tek disiplin, cehâletinin yok edilmesidir. Cehalet yok edilirse yani buz dağı kırılırsa işte o zaman VAHDETE kavuşulacaktır. Her tür iyileşme içerden dışarıya doğru olur. Varoluşun yönü de dıştan içe doğru değil, aksine içten dışa doğrudur. Su Ayan
Kuantum FiziğiKuantum Fiziği Kuramından yola çıkarak insanın atomu ile bir taşın atomu aynı ve aynı yaştadır. Sorgulama,merak daima ilerlemeyi getirir. Bilimsel olarak Atom/moleküllerin sürekli,anında birbirleriyle bilgi alışverişinde olduğu matematiksel olarak ispat edilmiştir. İçsel ve çevresel koşullar ne olursa olsun,tüm kuantum etkileşimlerin dolaşıklık çıkardığı gözlemlenmiştir.Bedenimizde her bir elektron bir dolaşıklık yaratır. Sorgulama,merak daima ilerlemeyi getirir. İnançlarını da sorgula.Sorgula ki hastalıklı düşüncelerini ayıklayabil. Tek bir atom parçacığı bile,evren varolduğundan bu yana,eksilmemiş sadece dönüşmüştür.Bu yüzden ölüm yok dönüşüm OLuşum vardır.Bir organizmayı meydana getirecek atomlar bir araya gelir,bütünsel bir yapı oluşur ve o yapı dağılır,başka bir şekle bürünür.Hiçbir şey yok olmaz sadece şekil ve boyut değiştirir.Gerçek, çok uzaklarda,çok zor olanlarda,ulaşılmaz dağların zirvelerinde değil,en basit görünen cümlelerde,hiç beklenmedik bir yerde,her zaman karşımızda ve tam yanıbaşımızdadır.Ta ki biz onu görebildiğimiz ve fark ettiğimiz zaman açığa çıkıp karşımızda olacaktır. Su Ayan
Dünya sürgünü adalet sağlandığı gün Kıyam’et yaşanacak.İnsanoğlu aldığı her yaradan bir ders çıkarmalıdır. Bizler Vahdet Okyanusunda bir damlayız. Tüm evrene açılan boyutuz. Görünmeyen alemin,görünen aleme geçişiyiz. Maddenin temel anahtarıyız. Bütünlük Prensibi, Birlik Bilinci. Her parça bütünün bilgisini taşır bizler hakikati tekrar gözden geçirip yorumlamadıkça zihnimiz eski çağa ait olan bilgileri hatırlamaz. Her şey birbiri ile ilinti ve bilgi taşır, birbirini etkiler. Her şey birbiri ile haberleşir, her şey birbirini etkiler. Kuantum dolaşıklık elektron/foton gibi atom altı parçacıkları ile bir kere temas ettiklerinde aralarında ne kadar uzun mesafe olursa olsun birbirlerini anında etkiler ve tanırlar. Birimizin düşüncesi, eylemi diğerini etkiler. İlk rezonans, ses titreşimi ile OL KÜN FE YEKÜN ile başlar. İlk yaratım, bir rezonans olduğuna göre her şeyden önce, her şeyin üstünde sadece O vardır. Her şeyde bir enerji bulunur ve aynı şekilde düşüncelerimizde de bir enerji bulunur. Evrendeki enerji hem titrer hem salınır. Su Ayan