su su

su su
@Boss_Hera
•Su&Zen Akademi Ve Psikoloji Merkezi Kurucusu •Bireysel/Kurumsal Danışmanlık •Konuşmacı/Uzman Eğitmen •Analist/Yazar •Marka İşbirliği İçin @ircakir •@hakikatinyasalari •@suzenakademi
Analist-Yazar
Lisans
Bursa
Manisa
2 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Kainat İslam, Şeyhimiz İslam, Varlığımız İslam, Çağrımız İslam… Varlığının bir kanıtı da Kainattır. Kainattaki bu düzenin varlığından kimse şüphe duymamalıdır. İnsan başta olmak üzere bütün canlılar âlemi de bir düzen içerisinde var olmakta ve yaşamlarını devam ettirmektedirler. Yeryüzünde, denizlerde ve atmosferde bir düzenin varlığı müşahede edilmekte, canlı varlıkların da yine belirli yasalar çerçevesinde hiçbir aksama olmadan yürüdükleri, yüzdükleri yada uçabildikleri görülmektedir. İnsanoğlunun gördüğü bu düzen her şeyin arkasındaki bir düzenleyicinin varlığını haber vermektedir. Fıtrat, Allah’ın her varlıkta ortaya koyduğu düzendir. İnsanın madden ve manen üzerinde yaratıldığı durumdur. Fıtrat, saf ve berrak yaratış ve yaratılış, gerçek ve katıksız bir tabiattır. Fıtrat, yaratılıştan gelen insanın özünün derinliklerinde mevcut olan, sonradan kazanılmayan ve insanın benliğinden ayrılmayan ilahi bir hakikattir. Fıtrat bir tohumdur. Fıtrat tohumunu küfür toprağına ektiğinizde onun karanlığında gömülü ve örtülü kalır; filizlenip meyve vermek istediğinde gerekli ısı, ışık ve yağmuru alamaz. Burada şunu belirtelim ki bu fıtrat bozulmadığı, tahrip edilmediği ve yanlış bir yönlendirme olmadığı takdirde, kişiyi hakka ulaştıracak bir cevherdir. İşte bu nezih fıtrat, doğru bir eğitim, iyi bir terbiye ve güzel bir çevre ile insanı rıza ufkuna doğru terakki ettirecektir. Su Ayan
Reklam
O alemin bir gölgesi olan bu aleme aşık olanlar, ömürlerini sarfettikleri halde, hiçbir şeye erişmeden ve hiçbir kazançları olmadan bu alemden giderler. Tasavvufta temel prensip ölmeden önce ölmek olarak adlandırılır.Bu prensip,kişinin nefsiyle mücadele ederek dünyevi arzularını terk edip manevi yükselişe ulaşması gerektiğini ifade eder. Bu süreçte kişi,nefsiyle mücadele eder, kötü alışkanlıklarını terk eder ve manevi olarak olgunlaşır. Hakka çağıran, dünyanın terkine meylettiren, meskenini yokluk eden, sonunda cennete varır, ölmeden evvel ölmek yok olmaktır. Yokluk, varlığın aslıdır. Çünkü varlık yokluktan var olmuştur bu varlık evvelce yoktu, şimdi yine yok olacaktır. O halde yok, asıldır.Kim yokluğu tutar, onda karar kılarsa, onda asıldan bir damla var demektir ki o ,da yokluktur. Çünkü herşey aslına döner. Fakat bunun aksine olarak kim bu yokluktan kaçar vevarlıkta karar kılarsa fer’iyet onda fani dir. Fer ise fani, asıl bakidir. Su Ayan
Arş ve Kürsi'yle ve diğer boyutlar içsel temas halindedir. "Sen kendini küçük bir cisim sanırsın, ama en büyük âlem sende gizlidir" Hz. Ali. Arş/Kürsi, varlığımızda açığa çıkan duygu, düşünceler (yani çokluk algısı), ile bu duygu ve düşüncelerin üzerinde oluştuğu ALGILAYAN, Evrensel BEN bilinci arasındaki hayali sınırdır. Özel bir takım tekniklerle girilen bilinç halleri dışında, uykudan uyanırken FARKINDALIGIMİZ-DİKKATİMİZ oranında Arş ve Kürsiyi de hatırlayabiliriz. Süreç milisaniyeler içinde olup biter. Hâhut > Gizli Hazine, Bilinç yoktur, saklı Bilgi boyutu. Lâhut - Ceberût - Arş > Bölünmemiş Varlık hissi (> Salt ilkel beyin faaliyetleri) Kürsi > Bölünmemiş Varlık hissinden bölünmemiş varlık hissine Nk bakış/ilk bölünme. Bilincin feneri duyguları tetikleyen limbik sistemde, Nefsi Vahide, RUH ve melekler/duygular, Allah isimleri ve "Külli şey'in" belirginleşir. Gökler ve yer > Bölünmüş Varlık(+lar) ve "kişisel benlik" hissi. Bilincin feneri düşünceleri tetikleyen Korteks düzeyinde, Kesret âleminin net algısı. İnsan, Allah ve Rasul'ünden RUH aldıkça, imanı ve salih/ıslah edici eylemleri ile duyguları ve düşüncelerine dikkat kesilip dengeye koştukça duyuları keskinleşerek Farkındalığı artacak ve bu kavramlarla işaret edilen var oluşsal durumlar kendiliğinden zihni ayan olacaktır. "Ey İnsan! O ki seni yarattı, sana şekil verdi ve seni dengeye kavuşturdu" Çokluk âleminin her türlü katmanıyla gürültüye boğulmuş bir zihin kendi derinliğine elbette dikkat kesilemeyecektir. Su Ayan
Teklik sevdası adına yanlış boyutta aranan "ben" merkezli bencil yaşam tarzının zihne verdiği geçici mutluluk seansları, bedensel, duygusal, entelektüel hazlar ile yatay boyutta sabitlenen; ama dikeye yükselme potansiyelindeki Gizil (Potansiyel) İnsan, ön-beyin nöronlarının koşuşturmacası içerisinde yorulur ve mezara gömülür. Sınırsızlık, sonsuzluk Allah'a eş ve özdeş değildir. Zenon paradoksunda kahramanımız Aşil "0" noktasından "1" noktasına gitmek için ilk olarak yolun yarısını kat etmelidir. Yolun yarısını geçtikten sonra ise, kalan yolun da yarısına gitmelidir. Daha sonra ise yeniden kalan yolun yarısına... Bu şekilde Filozof Elealı Zenon göre sonsuza kadar sürer. 0 ile 1 arası sınırlı bir mesafe olmasına rağmen bu paradokstaki gibi sonsuz sürede bitirilemeyecek bir mesafeye dönüşebilmektedir. Zenon tipi sonsuz, sonsuzumuzun sınırlılığını anlatabilmek için verdiğim yaklaştırıcı bir misaldir. Sonsuz ötesi matematiğinde sonsuz setleri temsil eden ELİF=ALEF sayısı "sınırsız Ben hissine", "Evrensel Ruha" işaret eder. Sonsuzun sonsuz kez tekrarlanmasıyla başka daha büyük sonsuzlar... Bu şekilde eksponensiyal sonsuz katlanmayla her küçük sonsuz, büyük sonsuz içinde,içre-içre içinde, nihayetsizlikte, mutlak sonsuz içinde kaybolur. Allah ise matematiksel olarak (ELİF çarpı ELİF ) Mutlak Zât olan. El Evvel.Ekber'dir… Su Ayan
Kendi yeteneklerini unutan,elini taşın altına koymayan,kurban bilincinde olan sen, sorumluluk almadığın için suçu başkalarına yükleyerek kendini küçültüyor,bütün gücünü dışarıya veriyorsun. Sen küçüldükçe irâdeni reddederek, içindeki hazineyi almadıkça dünya daha da büyüyor.Sen altında eziliyorsun!... Bunun tek çözümü pratikler yaparak disipline girerek yolunu yürümen. Kimse kimsenin yerine ne doğar,ne ölür,ne de yol yürür!...Bütün öğretilerin kuralıdır bu... Peygamberler ve mistikler yol göstericidirler. Su Ayan
Reklam