su su

su su
@Boss_Hera
•Su&Zen Akademi Ve Psikoloji Merkezi Kurucusu •Bireysel/Kurumsal Danışmanlık •Konuşmacı/Uzman Eğitmen •Analist/Yazar •Marka İşbirliği İçin @ircakir •@hakikatinyasalari •@suzenakademi
Analist-Yazar
Lisans
Bursa
Manisa
2 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Lâfz-ı İlâhi elifle başlar..Elif ulûhiyetin ve ehadiyetin simgesidir..Bir başka ifadeyle,Elif kâinatın anahtarıdır.Sırrı isminde gizlidir,okunmaz..O her şeyin içindedir,ama hiç bir şeyde görünmez. Nasıl ki Tevrat,Zebur,İncil,Kuran-ı Kerim’de gizlendi.Kuran-ı Kerim’de Sure-i 'Yâsin’de gizlendi.Sure-i Yâsin,Fatiha'da-Fatiha da, Sure-i İhlas'ta (Kulhüvallahü Ehad) gizlendi. İhlas-ı Şerif Suresi’de Besmele-i Şerifte gizlendi.Bismillahirrahmanirrahim de Besmele’nin sırrı’da Ve Ene noktatün taht-ı ba,Ba harfinin altındaki 'Nokta'da gizlendi.Yedi nokta Elife döndü.Tıpkı bir damla su denize düştüğünde yedi daire halkası oluşturduğu gibi.Damla suya düşer önce daire şeklinde dışa açılır,aynı şekilde daire şeklinde içe dönüş yapar ve ilk başladığı noktaya döner.İnsanda bir damladan oluşur.Nokta,kendisini bilmek istediğinde,dışa doğru açılır,yine aynı şekilde içe doğru dönüş yapar.Bir başka değişle NEFES alır HAYY,Nefes verir HÛ.Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.Kainatta tüm cisimler boşlukta gibi gözüksede hakikatte nedir bilmiyoruz.İnsanın kendi hakikati ise boşlukta değildir.Rabbi onu imanla doldurmuştur ilahi bir nefesle… İnsan Allah'a ait sonsuz hayat kaynağı olan Ruha bağlandığı için ona secde edilmiş,Halife ünvanını almış ve kainat insanın emrine verilmiş.Nefesimiz,beden ile ruh arasında bir köprüdür. Secde Sûresi ;Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan,sonra onun soyunu,bayağı bir suyun özünden yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah'tır.Size kulaklar, gözler,kalbler verilmiştir. Gerçektende,kâinatta insan yüzünden ve şeklinden daha güzel suret ve şekil yoktur.Varoluşun özü İnsan'ın bedeninde gizlendi.Ruh olgunlaşınca,akıl’da olgunlaşır her insanın hamurunun bundan yoğrulduğunu gördüler.Nur,nuru görür…Ruhun bir adıda
Reklam
Mânâ arama ihtiyacı Allah’ı arama ihtiyacından doğmalı. Çünkü kendi mânâsını kendinde arayan Allah’ın kutsi mânâsını kendinde bulacaktır. Sen de senlik gidince ben de benlik, seni beni kalmaz, O kalır.  İradeye en büyük gıda duadır. Levh-i Mahfûz da yazılıdır levhalarda, arşı âlâ da, sidre ağacı gibi koyu karanlıktan çıkan latif varsıl veya zorlu engebeli bir kader, Allah’ın hikmetli, ilâhi bilgisi dâhilindedir. Cennetin zirvesine, huduttan ötesine ancak Cenâb-ı Hakk davet ederse gidebilirsiniz. Orası ins ilminin bittiği gayb âleminin başladığı yerdir. Orası ne şudur ne de budur, müsaade yoktur. Allahu Teâlâ'nın zât âlemidir. Allah bilir, hikmetini başkası bilmez. Yok zerre kadar ... kalpte veya ruhta teşekkül ettiği için, dil bakımından insan üzerinde ... Ve gerçek mânâda dersin ki; Lâ ilâhe İllâllah. Ancak o zaman Kelime-i tevhid’in hakikisini söyleyebilirsin ve gerçek mânâsına ermiş olursun. Ne zaman? Bütün kâinatın “Lâ”dan ibaret olduğunu gördüğün zaman. Söylediğin zaman değil. O “Lâ”ların arasında sen de varsın. Lâ ilâhe, hiçbir şey ilâh değil. İllâllah, O’ndan başka. “Lâ”ların yok olduğunu gördüğün zaman, var olanı da gördüğün zaman gerçek mânâda Kelime-i tevhid söylenmiş olur. Bir de şu var ki O yaratıyor, yarattığı şeyler O’nunla kâimdir. Bu mevzuyu daha iyi anlayabilmeniz için, Kur’an-ı kerim’de iki yerde geçen bir Âyet-i kerime’yi arzedeceğiz. “Allah o Allah’tır ki, kendinden başka hiçbir ilâh yoktur. Ezelî ve ebedî hayat ile bâkidir. Zât ve kemâl sıfatları ile her şeye hâkim olup, bütün varlıklar O’nunla kaimdir.” (Bakara: 255- Âl-i imrân: 2) Âyet-i kerime’de geçen “Hû” maskedir, amma kâinatın maskesidir. Var olan O’dur. Herkes maskeyi görüyor O’nu görmüyor. Her görünen şey O’na perdedir: Su Ayan
Hûd Sûresi: 41- O hakikatlerle yol alanlara dedi ki: Allah’ın tüm işaretleriyle sizde olduğunu bilin ve hep O’nun yolunda giderek, hep O’na bağlı olarak hareket edin. Muhakkak ki O, beni vücudlandırandır, mağfiret edendir, rahim olandır. 42- O ve onunla birlikte hareket edenler, hakikatlerin idrakinde, bir yücelik içinde ilerlediler. Nuh ayrılıklar içinde kalan oğluna seslendi: Ey oğlum! Gel bizimle beraber ol, hakikatler için gayret göster ve hakikatleri görmemezlikten gelip örtenlerle beraber olma. 43- Dedi ki:O yüce olanlarla beraber olurum, onlar ilimleriyle beni korur. Hakikat her zaman ilmin içindedir.İlim her zaman varlık sayfalarının içinde satır satır yazılıdır. Hakikati arayın.Bir çoğumuz hakikat apaçık meydanda olduğu halde farkında değildir.Ancak sen bulduğun zaman göreceksin.Sen gerçekten ne olduğunu anladığını mı düşünüyorsun. Düşündüğün kişi olarak takılıp kalırsan gerçek içsel benliğini asla bilemeyeceksin. Düşünmek bir cehalet göstergesidir,bilgi göstergesi değil. Bildiğin zaman düşünceler kaybolur.Görebilen insan düşünmez.Sadece göremeyen insan düşünür.Ne kadar çok düşünürsen o kadar cahil olduğunu unutma.İnsanoğlu kâinattan haberdar olmalı,onsekiz bin alem hakkında bilgi edinmeli,eşyanın hakikatine vakıf olup dokuz feleğin (güneş sistemi) emrine ferman olmalıdır. Hakikat ruhumuzda gizlidir ve onu ancak aramasını bilenler bulabilir.İnsan nasıl kendini görmek için aynaya bakarsa,Allah da kendi güzelliğini görmek ve göstermek için,ayna durumunda,alemi meydana getirmiştir. Alem,Allah’ın kendini gösterdiği aynadır.Öyle bir ayna ki içinde nice alemler var,her şey var,ama şunu unutmamak gerekir bu varlık yokluktan ibaret,sadece bir görüntü.Ne kadar gerçek gibi görünüyor olsada gerçekliği yok.Allah’tan başka mevcut yoktur.Tek ve gerçek varlık Allah’tır.
Allah’ın insanı muhatap alması üzerinde düşünmemiz gerekir. Kur’an’da 235 yerde nas yani insanlar diye hitap eder. Ya eyyühen nas der… 60 yerde insan kelimesi geçer. Bir yerde “ins” bir yerde de enas kelimesi geçer. Akıl ve fikir sebebiyle, insanın duyguları,acısı,akliyeti, mantığı bütün bu refleksleri, heyecanı, korkusu, sevinci ve hepsi ile birlikte insan muhteşem bir varlıktır.Onun için Rabbimiz insandan bahsederken  Ve legad kerremna beni âdem yani; Ademoğlunu keremli kıldık…Fiy ehsani takvim yani; Onu en güzel bir biçimde yarattık. Allah bir şeyi en güzel bir biçimde yarattık diyorsa o ne güzel bir hilkate sahiptir. Kur’an bizden insanı keşfetmemizi ister. Nitekim ilk inen Alak suresinde Rabbimiz bize oku buyurur. Bundan sonra “Halegal insane min alag buyurarak insanın yaratılış sürecini anlatır.İnsanın içine Ruhumdan üfürdüm.İnsan, Kur’ana göre iki defa yaratılmıştır. Biri, ilk insanın topraktan yaratılışı; ikincisi Âdem'in çocuklarının yaratılması; ikinci yaratılışta insan bir evrim geçirmektedir. Ve bu Kur’an’da izah edilmektedir.Alaktan yarattık diyerek o embriyolojik safhayı anlatmaya başlar.Sonuç olarak insan, tohumun ağaca yürümesinde olduğu gibi; nutfe → alaka → mudga aşamasından başlayarak iskelet ve kas sistemleri dahil mükemmel bir organizmaya dönüşür. Hiçbir şey birden olmamaktadır. Bir evrim süreci vardır. Önce meni, sonra kan, sonra bir çiğnem sakız kadar et parçası, sonra ana karnında cenin, sonra tıfıl-çocuk, sonra gençleşip kuvvetlenmesi, sonra ihtiyarlaması. Bunun üzerine düşünmeliyiz ve hükümranlığı elinde tutan Rabbimizi tanıyıp nihaî dönüşün O’na olacağının bilincinde olmalıyız.İşte bu bir bakıma evrimdir.Varlık ağacı bîrdîr.Kökü Ahadiyet,dalları mertebeleri.Meyvesi insan-ı Kâmil'dir.Hepsi de O Tek ve Kenarsız Ezeli ve Ebedi olan Nur-Işık
Vücud sonsuz hücreler ile birbirlerine bağlılık içinde olduğu gibi, alemde de sonsuz varlık Allah’a bağlılık içindedir. Varoluşun özü İnsan’ın bedeninde gizlendi. Tüm sûret bedenlerini tutan vücud tek vücuddur. O da Zât-ı Mutlak olan Allah’ın kendisidir. Vücud dediğimizde bedenlerimizi değil, bedenlerimizi tutan kuvveyi anlamalıyız. Tüm bedenleri tutan kuvve tek kuvvedir, işte o da vücud sırrıdır. Varlığa, sûretsiz bakan, gizli olan sırrı görür. Allah bize, bizden yakın. Her varlığı okunacak Kur’ân-ı Kerim bil. Oku, canlı kitap olan varlığı oku… Varlığı ve kendini okumadan, Allah nedir bilemezsin…Bu sır cümle harflerin hepsi. Sen Elif’i bulur isen Elif içindeki her nokta zerresi DNA merdivenleriden noktadan Elife yükselir… Her vücudun sahibi Allah’tır. Zerreden yükselen hakikate ulaşır. Hakikat ile açılan Kalb Nuru görür… Nur olan “Ruh”u görür… Ruhu gören… Varlığın Zât-ı Mutlak olan Allah olduğunu bilir… Görünen âlemin, tüm varlığın tek vücudda bir olması. Kesretin birliği. Var olan varlığın birliği. Vücudun Zâtına teslim olmadan İlla Hû sırrına eremezsiniz. “Lâ mevcuda İllâ Hû” “Ondan başka mevcud yoktur”. Su Ayan
Reklam