Önüme bir video çıktı. GENÇLİK NEREYE GİDİYOR? YETİŞKİNLER GENÇLERİ NEDEN ANLAMIYOR?
Bu gençlik nereye gidiyor?
Aslında hiçbir yere “kötüye” gitmiyor. Her nesilde büyükler gençleri eleştirmiş.
Bugün gençlik daha cesur, daha sorgulayıcı, daha hızlı düşünüyor.
Tek sorun: dünya çok hızlı değişiyor, gençler de bu hıza ayak uydurarak büyüyor.
Sosyal medya, teknoloji, tempo… Her şey önceki nesillerin alışık olduğundan çok farklı.
Bu yüzden gençler bazen “düşüncesiz” veya “umursamaz” gibi görünse de aslında farklı koşullarda yaşayan başka bir tür gençlik modeli oluştu.
Yetişkinler gençleri neden anlamıyor?
Çünkü iki tarafın dünyası tamamen başka:
Yetişkinler “sabır, düzen, gelenek” üzerinden yetişti.
Gençler “hız, özgürlük, kendini ifade etme” üzerinden yetişiyor.
Bu iki dünya çarpışınca da anlaşmazlık çıkıyor.
Bir de yetişkinlerin çoğu şöyle düşünüyor:
“Ben yaşadım, onlar da benim gibi yaşamamalı.”
Gençler ise şöyle bakıyor:
“Senin zamanın başka, benim zamanım başka.”
Gerçekten öyle zaman hızlı akıp geçiyor. Yaşlılar bazen öğüt verir. Çünkü kendi yaşadıkları zorlukları hatırlıyorlar.
“Ben o hatayı yaptım, o yapmasın” diye düşünüyorlar.
Ama bilmedikleri şey şu: Bugünün gençliği bambaşka bir ortamda büyüyor.
Onların gençliğinde: