Fakat, birbirine zıt sevgi akımlarıyla dolu bir evde yaşamak da aynı derecede feci içini çekerek, ekledi: «Hepimizin, -bir arada- küçük, çarpık bir evde yaşadığını söylediğim zaman bunu kasdediyordum sanırım!.. 'Çarpık' dediğim zaman kişiliksiz, ahlâksız olduğumuzu vurgulamıyordum... Fakat hepimiz bir eve tıkılmış ve orada büyümek, birbirimizden ayrılmak imkânını bulamamıştık. Şöyle dimdik insanlar olamamıştık. Hepimizin de çarpık bir yanı vardı. Üstelik birbirimize de dolaşmışız.»
Bana kalırsa, katillerin çoğu nefret ettikleri kimselerden çok, sevdiklerini öldürüyorlar... Sonunda, ancak sevdiklerimiz hayatımızı cehenneme çevirebilir.
"Tanıdığın, bildiğin insanların arasında dolaşıyorsun... yüzlerine bakıyorsun. Sonra birdenbire çehreleri değişiyor. Onlar artık bildiğin kimseler değil... Hepsi birer yabancı... Zalim yabancılar..."