Sofranın bir bezi olurdu ,bir kasnağı birde sinisi olurdu bakırdan yapılmış, kalaylı olurdu parlak olurdu zamanla etrafında oturanlarla birlikte aşınırdı kararırdı ,Üstünde evvela bereket vardı ,tahtadan yontulmuş kaşıklar hani şimdi hatıra ve süs diye mutfaklara asarız o bereketin simgesi olsun diye.Yoğurdu ayranı eksik olmazdı ,onun kabıda kalaylı ,hepsinden önemlisi kuru fasulye ,soğan eğer pirinç varsa makbule geçer ,yoksa bulgurdan dönenin kaşığı kırılırdı .Tarhana çorbasıyla başlanan yemekte her hastalığa devaydı şırıngayla çekip damardan versen ,Askerin derin yarasındaki kurşundan kalan iltihabı ,boğaz ağrısını hatta gribini neZleni söker atardı.Hele hele köy ekmeğim bölüp parça parça miss gibi kokar halen burnumda ,yokluk vardı demek Allaha asilik olur bereketin olduğu yerde yokluk olmaz ,çokluk olur .Analar değilmi ,unuttummu sandınız o sofranın asıl bereketi, bulur buluştururdu o sofra da boş kalmaZdı.Ahhh anam ahhh .
Ben doydum Allah arttırsın Sofrayıda kuran kaldırsın .
Bereketli olsun.