2025, kalabalıkların içindeki yalnızlığı öğretti bana.
Gerçek sandığım dostlukların aslında ne kadar sessizce eksildiğini,
“seviyorum” diyenlerin ne kadar kolay vazgeçebildiğini gördüm.
Çok sustum, çok anlamaya çalıştım, hep alttan aldım.
Ama en çok da kendimden verdim.
Bu yıl; yanlış insanlara iyi gelmenin,
doğru insanlara ise geç kalmanın yılıydı.
Güvendiğim yerlerden yoruldum,
beklediğim cümleler hiç gelmedi.
Ama 2025 bana bir şey bıraktı:
Kimsenin yarım sevgisine muhtaç olmadığımı
ve yalnız kalmanın, yanlışta kalmaktan daha onurlu olduğunu.