Vaktiyle bir sûfi göğe yüzünü dönüp "Seni bulana dek talep etmeye devam edeceğim," demiş. Hatiften gelen "Daha ilk adımında bizden uzaklaştın," sesiyle irkilip şaşırmış. Merakı bir dahaki sesle son bulmuş: "Sen hala talep edenin kendin olduğunu sanırsın..”
Bir politikacının zihninin labirenti, kefaret vaadini nadiren taşır, ama yetenekli bir yazarınki neredeyse tamamen böyle bir vaat üzerine inşa edilmiştir.
İnsan zihni, en gaddar edimlere bir ad verebildiğine göre, her zaman bu edimlerden daha bilgedir; iyi yazıda öyle bir şey vardır ki, en nefret edilesi eylemlerimizi betimlerken bile onları nefret edilesi, dolayısıyla da üstesinden gelinebilir olarak gösterir; dilin zayıflığına ve tesadüfiliğine rağmen, esin sahibi bir yazar dile gelmez olanı anlatabilir ve düşünülmez olana biçim verir ki, kötülük, esrarlı niteliğinin bir kısmını kaybetsin ve birkaç hatırlanmış kelimeye indirgenmiş olarak kalsın.