Ürpermeler çağında parlayan ellerimi
Bir tutuver; can titresin derinden
Ruhumun örtüleri dökülsün üzerinden
Ezberlenmiş bir hayat yaşamaktansa
Uykunun tılsımlı yataklarından
Sıyrıl gel bana
Sonsuzluğun sırrını sereyim yollarına
...
Düşürmek istiyorum mısralarımı
Kanadı incinmiş bir serçenin gönlüne
Acının künhüne eremeyenler
Bilemezler çılgın kahkahaların
Zavallı çığlıkların anası olduğunu
Oysa puthaneyi yıkarken bile
Ağlama duvarı değil ki kalbim
Duvarların ağladığı bir mescit
Yeryüzü girdabı çekiyor beni
Pusula kan revan gün ortasında
Nerdesin ey göklerin gönderinde uyuyan
Damlalardan güldestedir gözlerim
Süzülür yurduna vebalıların...
Yürüyorsun; zaman takılıyor ayaklarına
Duruyorsun; mekân bin bir ıstırap
Bir inkisar sızıyor gönlüne bulutlardan
Hüzne tebessümle yaklaşıyorsun
Gözlerim mi yanılıyor yoksa ah
Baştanbaşa hıçkırıksın