Daha önce bir araya getirilmemiş iki kişiyi bir araya getirirsiniz. Bu bazen, ateşle çalışan bir balona, hidrojenle çalışan bir balonu bağlamanın şu ilk denemesinde olduğu gibi bir şeydir: Yere çakılıp yanmayı mı yeğlersiniz yoksa yanıp yere çakılmayı mı? Ama bazen de deneme başarılı olur ve yeni bir şey yaratılır, dünya değişir. Derken bir noktada, er ya da geç, şu ya da bu sebeple, bu kişilerden biri alıp götürülür. Ve alıp götürülen şey, orada kalan şeyin toplamından daha büyüktür. Matematiksel olarak mümkün olmayabilir bu ama duygusal olarak mümkündür.
Sizden katlanmanızın istenebileceği bütün ıstırap türleriyle karşılaşmış olduğunuzu ve bundan sonra sadece yinelenmelerin olacağını düşünürsünüz. Ama yinelenme niçin daha az ıstırap anlamına gelsin ki?
Onunla birlikte yaptığınız ama artık onsuz yapadurduğunuz şeyleri yinelerken yakalanıyorsunuz ve onu özlüyorsunuz; ya da yeni, onunla birlikte hiç yapmadığınız şeyler yapıyorsunuz ve onu farklı bir şekilde özlüyorsunuz.