Julian Barnes

Julian Barnes

Yazar
7.7/10
208 Kişi
·
433
Okunma
·
55
Beğeni
·
3203
Gösterim
Adı:
Julian Barnes
Tam adı:
Julian Patrick Barnes
Unvan:
İngiliz Yazar
Doğum:
İngiltere, 1946
Julian Patrick Barnes (d. 19 Ocak 1946,-), Man Booker Ödülü sahibi, çağdaş İngiliz roman yazarı. Dan Kavanagh takma ismiyle polisiye romanlar da yazan Barnes, Fransa'da da popüler olan İngiliz yazarlardan biridir. Sanatçı bu ülkede aralarında Médicis Ödülü ve Prix Femina'nın da bulunduğu bir çok ödül kazandı.
City of London School ve Oxford'taki Magdalen Koleji'nde eğitim gören Barnes, eğitimini tamamladıktan sonra Oxford İngilizce Sözlükleri'nde sözlük düzenleyicisi olarak çalışmaya başladı. Daha sonraları edebiyat ve sinema eleştirmenliği yaptı. Uzun bir zamandır sadece yazmaktadır. Erkek kardeşi, Jonathan Barnes antik felsefe dalında uzman bir filozoftur.
Uzun yıllar yazar temsilciliği yapmakta olan eşi Pat Kavanagh ile birlikte Londra'da yaşadı. Pat Kavanagh'ı, 20 Ekim 2008'de beyin tümörü sebebiyle kaybetti
Gerçek şu ki, insanlarla ilişki kurmak konusunda hiçbir zaman çok başarılı olamadım. Bazı kişiler bu konuda doğuştan iyiler, bazıları ise değil.
Julian Barnes
Sayfa 20 - epub- AYRINTI YAYINLARI
Dünya tarihi mi? Sadece karanlıkta yankılanan sesler; sadece birkaç yıl elele tutuşup sonra sönen görüntüler; bazen birbirlerine karışır görünen öyküler; tuhaf bağlantılar ve ilgisiz bağlantılardan ibaret.
Julian Barnes
Sayfa 272 - Ayrıntı Yayınları // Parantez
Cennet'ten kovulma yılanın kabahatiydi, [...] keçi de Nuh'u ihtiyar bir ayyaşa çevirmişti. [...] Şarabın gizini keşfedebilmek için çatal toynaklı bir hayvanın bilgisine hiç mi hiç ihtiyacı yoktu Nuh'un...
Julian Barnes
Sayfa 41 - Ayrıntı Yayınları // Kaçak Yolcu
Sanıyorum ilk İbrani söylencelerinizden biri, Nuh'un sarhoşluk ilkesini, mayalanmış üzümleri yiyip sarhoş olan bir keçiyi seyrederken keşfettiğini ileri sürer. Sorumluluğu hayvanların sırtına yıkmak için ne utanmazca bir karalama bu.
Julian Barnes
Sayfa 41 - Ayrıntı Yayınları
320 syf.
·4 günde·10/10
Böyle yenilikçi ve üst düzey bir roman okumayalı uzun zaman olmuştu. Bu roman gerek kurgusu gerek tekniği ile beni çok etkiledi.
Her bölümde birbiri ile azda olsa bağlantılı aynı zamanda tamamen farklı hikayelerden oluşuyor. Özellikle kiliseyi yıkan tahta kurularını savunan avukat ile köylülerin mahkemesinin anlatıldığı bölüm çok başarılıydı. Aynı zamanda kitabın bir bölümü ülkemizde, Ağrı Dağı'nda geçmekte.
160 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
“Bir Son Duygusu” Julian Barnes’ın sade ve gerçekçi anlatımının doruğa ulaştığı bir roman olmuş. 160 sayfalık roman lise yıllarından itibaren başlayan bir hayat öyküsünü anlatıyor bizlere. Sıradan eğlenceli arkadaşlıklar nasıl yıllar içerisinden şok edici olaylarla kopup gittiğine, insanların bir yerden başka bir yere nasıl savrulduğuna tanıklık ediyoruz. Ve bir bakmışız ki hayatımız sonuna gelmişiz. Her ne kadar hepimizin yolculuğu birbirinden farklı olsa da, farklı farklı kırılma noktaları yaşasak bile ana hatlarıyla hepimizin yolculuğunun aynı olduğunu anlatıyor bize roman. Hepimiz âşık oluyoruz, hayatımızın bir döneminde iz bırakan insanlarla gitgide uzaklaşıyoruz, kopuyoruz ve sonunda yalnızlaşıyoruz. Çocuklarımızı büyütüyoruz ve onların kendi hayatlarını kurup bizim geçtiğimiz evrelerden geçtiğini izliyoruz. Evet, belki hepimizin durakları, aksaklıkları birbirinden farklı oluyor ama mutlaka herkes bir şekilde bu duraklara sahip oluyoruz ve bu aksaklıkları yaşıyoruz bu hayatta. Romanı okurken ben de bu hisler uyandı ve çok keyifli şekilde bitirdim romanı. Okunması mutlaka tavsiye edilir.
272 syf.
·105 günde·Beğendi·10/10
Resim sanatı ve sanatçıya farklı bir açıdan bakan, yaptıkları sanat eserlerini sanatçıların hayatlarına dair hikayeler ile çeşnilendiren bir yazar. Kitapta anlatılan ressamlar, yazarlar ve müzisyenler hep bir aradadır. Hep bir arada sanatın oluşumuna ve kendi gelişimlerine katkıda bulunuyorlar. Günümüzde ne yazık ki göremediğimiz bir durumdur.
Özellikle Gericault, Delacroix, Manet, Redon, Bonnard bölümleri çok güzel. Sanat ile, resim ile uğraşan herkesin en azından göz atması gereken bir kitap. Farklı tarihlerde, farklı dergi ve kitaplarda yayımlanmış bölümler bu kitapta bir araya getirilmiş. Daha önce de aynı yazarın Zamanın Gürültüsü "Zamanın Gürültüsü" adlı ilginç örgü ve güzel anlatım tarzına sahip romanını keyif alarak okumuştum Julian Barnes. Bu kitapta da aynı keyfi aldım.
128 syf.
Sosyalizm ile yönetilen bir ülkede karşı devrim olur. Eski başkan yargılanacaktır. Davanın savcı ve hakimleri sosyalizm döneminde yetişmiş ama karşı devrim adına yargılama yapacaklardır.
Roman savcı, devlet başkanı ve dört kişinin yargılamaları TV'den canlı olarak izleme anları ağırlıklı anlatımla ilerliyor. Yazar güzel bir damar yakalamış ama anlatım konusunda bence eksiklikler vardı. Fazla basit kalmış diyaloglar.
271 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
stuart, oliver ve gillian'la tanışmaya hazır olun. kitap görünüşte sıradan bir aşk üçgeni gibi dursa da insan psikolojisi temeline oturtulmuş mükemmel bir edebi ziyafet. julian barnes her kahramanını sırayla konuşturuyor, biz de aynı kalemden üç farklı kişiliği izliyoruz sırayla. daha doğrusu yazar mükemmel bir tümdengelim örneği sergileyerek bu üç kişi üzerinden genel insan davranışlarını sermiş önümüze. Man Booker ödülü başta olmak üzere çeşitli ödüllere layık görülen Barnes, benim en sevdiğim yazarlardandır. Özellikle saplantılı bir karakterin başından geçenleri müthiş bir ironiyle anlattığı kitabı Benimle tanışmadan önce'yi, sonra seni sevmiyorum ve devam kitabı olan Aşk vesaire'yi öneririm. Not: Polisiye sevenlere Dan Kavanagh mahlasıyla yazdığı Dedektif Dufy serisini öneririm. dört kitaplık bu seri de mükemmel bir kara mizah örneği.
180 syf.
Kitap, temel olarak ana karakter üzerinden kıskançlık duygusunu ele alıyor. İkinci evliliğini yapan bir adamın eşinin geçmişini takıntı haline getirmesi ile başlayan süreçte kıskançlığın insanı sürüklemesi muhtemel saplantıları gösteriyor bize. Peki bu saplantılar insana neler yaptırabilir? Cevap kitapta gizli. Benimle Tanışmadan Önce Julian Barnes
240 syf.
·2 günde·8/10
Önceki kitabı 'Seni sevmiyorum' kitabında, aynı kadına aşık olan iki yakın arkadaş üzerinden yaşadığımız çağda aşk, evlilik ve ilişkiler sorgulayan yazar bu kitabında yine aynı ironik tarzıyla sistemi, para piyasasını, sitemin çarkları arasında sıkışıp kalan aile, evlilik ve aşk düzenini eleştirel bir dille değerlendiriyor.
“Dünya, aşkın her şey olup yaşamın geri kalan şeylerinin sadece bir “vs” olduğunu düşünen insanlar ile aşka yeterince değer vermeyen ve yaşamın en heyecan verici kısmının bu “vs”de yattığını düşünen insanlar arasında ikiye ayrılır.” Önemli olan hangi tarafta olduğun...
180 syf.
·2 günde·8/10
"İnsanoğlu, doğanın temelde ona üç beyin bağışlaması gibisinden zor bir durumda bulur kendini; bu beyinler, yapılarındaki büyük farklara karşın, birlikte çalışmak ve birbirleriyle iletişim kurmak zorundadırlar. Bu beyinlerin en eskisi, esas olarak, sürüngensi beyindir. İkincisi, daha aşağı memelilerden miras kalmıştır ve üçüncüsü de... insanı özellikle insan yapan, en gelişmiş memelilerin mirasıdır." sözleriyle başlayan kitap, söz konusu cinsellik,aşk ve kıskançlık olduğunda kültür ve uygarlığın yaratıcısı olan insanın nasıl saplantılı bir kişiliğe dönüşebileceğini anlatır. Aşk adı altında gelişen bu saplantılı kıskançlık durumu kişiyi çıldırma sınırına getirdiği gibi bir cinayete ve intihara sürükler.
Sinema ve edebiyat başta olmak üzere sanatın cinsellik konusunu ele alma şeklini eleştiren yazar, cinsel egemenlik kurmak isteyen kişinin, güdülerin esiri olma sürecini psikolojik durum analizleri ile ele alır. Yazar, Freud'un konu hakkındaki analizlerini edebi bir dille ifade ederek insanın cinsellik çıkmazını gözler önüne sermektedir.
%32 (50/160)
·Puan vermedi
Böyle saçma sürekli bakirelikten bahseden bel altı cümleler ile dolu bir kitabı daha fazla okuyamayacağım. Burda beğenildiği söylendiği için başlamıştım ama hiç bana göre değil. İsteyen dayanabilen varsa buyursun okusun
160 syf.
·2 günde·7/10
Tarih nedir? Zafer kazananların yalanları mı? Yoksa aynı zamanda yenilenlerin öz yanılsamaları mı? “Tarih daha çok, çoğu ne zafer kazanmış ne de yenilgiye uğramış olan hayatta kalanların anılarıdır.” der Barnes.
Peki bireylerin tarihi. Her insanın kendi yaşamı. Acabalar, keşkeler, pişmanlıklar, tecrübeler, iyikiler vs. Her insan, yaşamı özne-nesne diyalektiğinde yaşar. Yaşadığı olaylardan etkilendiği gibi, yaptıkları ile etkileyendir aynı zamanda.
Tony 60 yaşlarında. 40 yıl önce intihar eden arkadaşı Adrian'dan kendisine bir günce kaldığını öğrenir. Ve aynı zamanda Adrian'a yazdığı bir mektubu anımsamaya başlar. Bu anımsama Adrian'ın intiharında "etkim var mı" acabasını yaşatır ona. Geçmişe yönelik sorgulama dolu felsefik bir yolculuğa çıkmasını sağlar bu düşünce onu. Bir zamanlar yaptığımız şeyleri unutup sanki onlar hiç yaşanmamış gibi hayatımıza devam etmek bir lütuf mu yoksa bir lanet mi? Geçmişi değiştirmek belki mümkün olmayabilir ama 'anımsamaya' başlayınca geçmişi daha iyi değerlendirebileceğimiz de bir gerçektir!
Hayatta alıp verdiklerimizin toplamıdır aslında geçmiş. Alıp veremediklerimiz ise tutku olarak kalır belleğimizde. Uçsuz bucaksız değişkenliklerle yeniden örülen bir geçmiş.

Yazarın biyografisi

Adı:
Julian Barnes
Tam adı:
Julian Patrick Barnes
Unvan:
İngiliz Yazar
Doğum:
İngiltere, 1946
Julian Patrick Barnes (d. 19 Ocak 1946,-), Man Booker Ödülü sahibi, çağdaş İngiliz roman yazarı. Dan Kavanagh takma ismiyle polisiye romanlar da yazan Barnes, Fransa'da da popüler olan İngiliz yazarlardan biridir. Sanatçı bu ülkede aralarında Médicis Ödülü ve Prix Femina'nın da bulunduğu bir çok ödül kazandı.
City of London School ve Oxford'taki Magdalen Koleji'nde eğitim gören Barnes, eğitimini tamamladıktan sonra Oxford İngilizce Sözlükleri'nde sözlük düzenleyicisi olarak çalışmaya başladı. Daha sonraları edebiyat ve sinema eleştirmenliği yaptı. Uzun bir zamandır sadece yazmaktadır. Erkek kardeşi, Jonathan Barnes antik felsefe dalında uzman bir filozoftur.
Uzun yıllar yazar temsilciliği yapmakta olan eşi Pat Kavanagh ile birlikte Londra'da yaşadı. Pat Kavanagh'ı, 20 Ekim 2008'de beyin tümörü sebebiyle kaybetti

Yazar istatistikleri

  • 55 okur beğendi.
  • 433 okur okudu.
  • 15 okur okuyor.
  • 534 okur okuyacak.
  • 19 okur yarım bıraktı.