Her şeyin farkında olan insan için her şey anlamını yitirmiştir. Hiçbir şeyin farkına varamayan insan için ise yerde duran taş bile bir yığın anlam taşır.
Bir başlarsın doğduğun an koşmaya, bu başlangıcın olur. O halde ölümün müdür son, orasını bilemem ölmeden? Neticede bilinmezliğe giden bu yolsa; hep koşarsın. Koşarken düşüp durursun ha bire. Sonra düşmemeyi öğrenirsin. Bu sefer sıradanlık başlar. Yine bir heyecan istersin ki, bu sefer de sonu acı olur.
Birkaç oyun bilirdim,
Çocukluğumdan kalan
Onları da unutmuşum.
Çocukların gözlerindeki,
Mutluluk da kaybolmuş gözlerimde,
Oysaki ne çok severdim
Aynaya bakmayı...
Eğer aklımızı dünyayı tanımaya başladıktan sonraki andan itibaren, bir gün, sona yaklaşacağımız ve artık birçok şeyi yapmak için zamanı geri döndüremeyeceğimiz düşüncesiyle kullanabilseydik çoğumuz şu anda bulunduğu konumda olmazdı.