Yakın zamanda filmi çıkacak olan kitap ters köşelerle doluydu. Fakat kitabın ters köşe olduğunu bilerek okuduğum için bu ters köşeler ağzımı açık bırakmadı. Yine de kurgu güzeldi. Gone girl filmindeki gibi akıl almaz planlar vardı ve çok merak ediyorsunuz devamında ne olacak diye sayfalar akıp gidiyor. Millie şartlı tahliye olmuş bir hükümlü. Kocasından dolayı zengin olan Nina onu eve hizmetçi olarak alıyor ve tavan arasında bir odaya yerleştiriyor. Nina Millie’ye kötü davranıyor fakat kocası Andy harika bir adam ve Millie’yi korumaya çalışıyor. Evde enteresan şeyler var akla yatmayan ama Millie bu işe muhtaç. O yüzden bırakıp gidemiyor. Nina’nın kızı ve Nina ona mobbing uyguluyorlar. Bahçıvan Enzo türkçe bilmiyor fakat ona italyanca tehlikede olduğunu söylüyor. Aslında bunlar ilk bölümde Millie’den dinlediklerimiz. Daha sonra ikinci ve üçüncü bölümde her şey farklılaşıyor. Hikayenin devamını bir de Nina ‘dan dinliyoruz. Bir oturuşta okunabilecek bir kitap. Son kısımda ikinci kitabın konusunun da ipucunu verdi. Devamını da okurum diye düşünüyorum
Kitabın konusu biraz ağır. Fakat yazar böyle travmatik bir konuyu güzel bir şekilde romantize etmiş. Kitabı beğendim. Cora ve Dean liseden beri birbirlerine sataşan düşmanlar. Fakat aynı zamanda Dean, Cora’nın kardeşinin nişanlısı. Bir gece Cora bir mekan çıkışı kendine araba bulamıyor ve Dean’den yardım istiyor. O gece ikisi birlikte bir psikopat tarafından kaçırılıyor. Kelepçeleniyorlar ve Cora tecavüze uğruyor. Bu şekilde orada 20 gün geçiriyorlar. Sadece birbirlerinin varlığı onları ayakta tutuyor. Kurtulunca da aralarındaki bağ kopmuyor. Fakat önlerinde birçok engel var. Birlikte iyileşmeye çalışıyorlar. Yazarı bu süreci işleme konusunda başarılı buldum. Kaçınmaları sonra tekrar tekrar birbirlerine çekilmeleri güzeldi. Tabi aileleri kendilerince yardımcı olmaya da çalıştılar. Fakat onlar aslında bambaşka insanlar olmuşlardı. Kimse onları anlayamadı. Hikayeyi Cora’dan arada Dean’den dinliyoruz. Bu şekilde olan anlatımları seviyorum. Tek kişiden dinlemek olaylara tek taraflı bakmak gibi oluyor. Sonu da mutlu bitti ve sadece kızkardeşiyle barışması biraz çabuk oldu diye düşünüyorum. İnsanlar bu durumlarda ömürlük küslükler yaşıyorlar. Yani başka biriyle evlendi diye de küslük bitmez. Yine de kitabın genelini beğendim.