Avery’ye hiç tanımadığı birinden miras kalıyor. Fakat mirası alabilmesi için bu tanımadığı kişinin ailesi ile aynı malikanede 1 yıl kalmak zorunda. Bu oyunsever aile ile bu olayı çözmek istiyor. Acaba neden bu miras ona kaldı? Merakla okuyorsunuz ve sayfalar hızla akıyor. Torunların 4 ü de ayrı bir renk kattı olaylara. Okumak zevkliydi. Gizemli olayları ve bulmacaları çözeceğiz diye canımız çıktı ama yine de nihayete eremedik. Darısı sonraki kitaba.
Kitap üç karakter üzerinden anlatılıyor. Meryem, amcaoğlu Cemal ve profesör İrfan Kurudal. Profesör kendi hayatından sıkılmış ve artık farklılıklar istiyor. Bu yüzden her şeyini bırakıp denize açılıyor. Cemal askerde travmalar yaşıyor. Ölümle burun buruna olan zor zamanlar geçiriyor hatta arkadaşlarını kaybediyor. Meryem ise amcasının tecavüzüne uğramış ve ölmesi istenen genç bir kız. Tabi bunu yapanın amcası olduğunu söylemiyor. Cemal askerden dönünce aile büyükleri Meryem’i İstanbula götürüp öldürmesini istiyorlar. Böylelikle Cemal ve Meryem bir yolculuğa çıkıyorlar. Ama Cemal Meryem’e kıyamıyor. Sonra profesörle yolları kesişiyor. Böyle anlatınca konusu ilgi çekici. Yazarın anlatımı da hoş ve akıyor. Ama araya çokça serpiştirdiği görüşler, yanlış dini bilgiler fazlasıyla gözüme batıyor. Konuya odaklanamıyorsunuz. Araya Seher ve bir muhabir girdi mesela. Hikayeyle alakasız tamamen bir takım konulara değindiler. Bu görüş bildirme çabası Elif Şafak’ta da var ve artık şuna dönmüş; görüşlerin arasına hikaye yerleştirmek. Bu açıdan ben kitabın filmini daha başarılı buldum. Sadece hikayeye odaklanılmış ve benim istediğim gibi biraz romantizm de vardı. Kitapta bekliyorsunuz ki Cemal madem Meryem’e merhamet gösterdi bari kıza aşık olaydı. Ama sonu hariç hiçbir şekilde aralarında bir yakınlaşma olmuyor. Sonu da zaten Cemal’in düşüncelerinden ibaret. Meryem başını alıyor gidiyor. Filmini çok beğendim ama tabi ki kitapla beraber daha iyi anlaşılıyor bazı kısımlar. Filmi tam mutluluk olmuş.
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,7bin okunma