Bülent Görür

Bülent Görür
@Bulentt
Reklam
ANALİZ Fetullah Gülen 2012 yılında ölseydi ne olurdu?Eğitimci- yazar Sait Çamlıca Türkiye'de bazı dini görünümlü sahtekarları deşifre olmasını kaleme aldı. Bu isimler arasında Fethullah Gülen, Harun Yahya (Adnan Oktar), Işıkçılar, İhlas Grubu vs... gibi isimler ve gruplar bulunuyor. Çamlıca, bu isimler ve gruplar ve türevlerine karşı uyarılarda bulundu. İşte Sait Çamlıca'nın o yazısı: Bunu hiç düşündünüz mü? Fetullah Gülen 2012 yılında ölseydi, nasıl bir süreç yaşardık? Neler yaşayacağımızı kısaca özetleyeyim size. Önce ‘Alimin ölümü alemin ölümü’ diye yazılar yazacaktı birçok yazar. Yurt dışında gurbette öldüğü için, çileli hayat çileli ölüm hikayeleri anlatılacaktı. Cenazesi Türkiye’ye getirilecek, büyük Alimlerin defnedildiği büyük Camilerden birisinin Haziresine defnedilecekti. ‘Cenaze namazında mahşeri bir kalabalık vardı’ diye gazetelerde manşetler atılacaktı. Günlerce kendisiyle ilgili hatıralarını yazacaktı birileri. Fetullah Gülen 2012 yılında ölseydi, büyük bir İslam Alimi muamelesi görecek, kabri kutsanacak, belki kendisi için yeşil kubbeli bir türbe bile yapılacaktı. Kendisi adına bir Üniversite açılacak ve sempozyumlarla anılacaktı. Ölümünden birkaç yıl sonra yayınlanacak bazı kitaplarda, Fetullah Gülen’in kerametleri (!) anlatılacak hatta kendisinden bahsederkenSahibüzzaman Muhterem Fetullah Gülen Hocaefendi Hazretleri Kuddisu Sirruhu diye yazılacaktı. Birkaç yüzyıl sonra mezarına çaput bile bağlanmaya başlanacaktı. Ölmeden önce nasıl bir hain olduğu deşifre oldu da, bu süreci yaşamadık elhamdülillah. Fetullah Gülen ölmeden önce deşifre olduğu için böyle bir süreç yaşamadık. Ya deşifre olmadan ölenler varsa? Sadece Fetullah Gülen değil ki milletimizin aldandığı. 1980’li yılların en güçlü cemaati İhlas grubuydu. TGRT ilk açıldığı yıllarda, Kuran
Televizyon
Beni çağırdığını Bir kere duyabilsem Avuçlarımda ateş Yorgun gözlerimde nem Aşarak denizleri Birgün kapına gelsem Başımı duvarlara Vurup ölsem diyorum.
Hani ellerimiz birbirine değince nasıl oluyorduk? işte öyle oldum. hani bakışlarımız buluştuğu zaman, bir başka türlü atması vardı yüreklerimizin, onu hatırladım. sonra bir tren hareket etti. sabahtı. karşı karşıyaydık. konuşuyorduk. ben sevmek diyordum durmadan. gözlerim gözlerine soruyordu. < seviyor musun? > diye. hep evet diyordu gözlerin, ellerin, dudakların hep evet diyordu. oysa ki bir çok hayır diyen insanlar vardı çevremizde. örneğin: bir çocuk hayır, diyordu, bir kadın, bir adam, bir başkası hayır diyordu. "hayır"lar arasında ezilmeye mahkumdu "evet"lerimiz.
Hani ellerimiz birbirine değince nasıl oluyorduk? İşte öyle oldum. Hani bakışlarımız buluştuğu zaman, bir başka türlü atması vardı yüreklerimizin, onu hatırladım. Sonra bir tren hareket etti. Sabahtı. Karşı karşıyaydık. Konuşuyorduk. Ben sevmek diyordum durmadan. Gözlerim gözlerine soruyordu. ''Seviyor musun?'' diye. Hep evet diyordu gözlerin, ellerin, dudakların hep evet diyordu. Oysa ki bir çok hayır diyen insanlar vardı çevremizde. Örneğin: bir çocuk hayır, diyordu, bir kadın, bir adam, bir başkası hayır diyordu. Hayır`lar arasında ezilmeye mahkumdu evet`lerimiz.
Reklam