Bülent Görür

Bülent Görür
@Bulentt
26 Nisan
10 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Sevgiyle güzelleşmeyen insanlardan kork Mathilda, onları hiçbir şey mutlu edemez. Leon✒
Reklam
Bütün kış bir yol ağzında bekledim onu. Onu bekledikçe annem de beni bekliyordu. Eridi dağların karı bahar geldi, ama o gelmedi. Sevmenin ne olduğunu, onu beklerken annemden öğrendim. Fırat Karabey✒
İMAM EBU HANİFE Kur’an’ın onaylamayacağı bir hadis rivayet eden kişiye yaptığım ret; Peygamberimize yapılmış bir ret ve O’nu tekzip değildir. O, ancak bâtıl bir haberi Peygamber’e isnat edene yapılmış bir reddir. İtham, Peygamberimiz için değil, onun için söz konusudur. Hz. Peygamber’in söylediği her şeyin başımızın ve gözümüzün üstünde yeri vardır.” (Muvaffak el-Mekkî; Menâkıbu Ebî Hanife, 87-88)
ALİ ŞERİATİ /lslam'ı Tanıma Metodu Avrupa'da birisi "Peygamber, aşkları ve eşleri" diye bir konuş­ma yaptı. Ben de [ona cevap olarak bu konuda] şöyle dedim: Peygamberin haremi nasıl bir yer? Çamurdan yapılmış küçücük bir oda, kendisi bizzat çamurdan yapmıştır. Yarısı hasır yarısı da kumdandır. Kumu çölden getirmişlerdir ve birkaç günde bir kirlenmesin diye değiştirirler. Sevgili eşinin -ki Aişe'dir- evin­deki mobilya bundan ibarettir.Kocaman bir imparatorluğun bütün mobilyası budur. Peki bu kadınlara karşı nasıl davranı­yor? Eşine ve ailesine karşı artık Resulullah değil. Artık bir ... Bazen Ömer itiraz eder "Bunlara niye bu kadar yüz veriyorsun?" diye. [Hafsa] Ömer'den korkardı [ama Peygamber] ona yüz veriyordu. [Ömer] kendi kızına "Sana ne oluyor, kime naz yapı­yorsun sen?" diyordu. Çünkü Hafsa hem dul bir kadındı, hem huyu bozuktu, hem de çirkindi. Hiç kimse onu almadı. Ömer ona bir koca bulabilmek için oraya buraya koşuşturduysa da bulamadı. Peygamber de onu bu belirsizlikten kurtarmak için kendisi görücü oldu. Çirkin, huysuz bir dul kadın Peygamberin yanına geldi, ne kadar da Peygambere bağırıp çağıpyordu, [Peygamber] ömrü boyunca onunla uzlaştı, birbirleriyle anlaştı­lar. Bu çok çok acayip bir şeydir. Bu kadar tahammül, bu kadar huşu, bu kadar sadelik!
Din
Seni kafamdan koparıp atamadım. Kafamdan ve gönlümden.. Bazen bir utanç gibi içimdesin. Bazen bir zafer gibi.. Ama hatıran hep buruk,hep yaralayıcı. Ağrı desem değil,sızı desem değil. Daha köklü,daha köksüz.. Cemil Meriç/ Jurnal/
Reklam