Örneğin, çocuğunuza "Çağrı" filmini izlettirdiğiniz zaman, Hz. Bilal'in tablosunu çocuğun dünyasında güncellemeniz gerekir. Çocuğunuzu karşınıza alıp şunu demelisiniz: "Evladım! O dönemin Ümeyye b. Haleflerinin elinde tahtadan putlar vardı. Onlar Bilallerin, Ammârların karşısına bu tahta putlarla çıkıyorlardı. Ama şimdiki Ümeyye b. Haleflerin ellerinde tahta putlar yok. Şimdiki Umeyye b. Halefler başka şeyler kullanıyorlar. O yüzden dikkat et; bu put bazen elindeki telefon, bazen evindeki televizyon, bazen bir ideoloji olabilir. Put deyince aklına sadece 14 asır önceki putlar gelmesin."
Bunları söylemelisiniz ki bu asrın putlarıyla mücadele noktasında onlar da gerekli olan şeyi yapmış olsun. Ama biz bunları sadece hikâye anlatır gibi çocuklarımıza anlatırsak çocuk da "Allah beni bir gün çölde imtihan edecek, ben de Ahad' diyeceğim." diye bekler. Aslında her gün "Ahad" demesi gereken bir zaman ile karşı karşıyadır ama onun zihin dünyasında mesele güncellenmediği için ne zaman ne ile mücadele etmesi gerektiğini bilemiyor ve sorunlar ortaya çıkıyor.
Çocuk eğitimi, sahabenin bile zorlandığı bir alan ise azığını iyice hazırlamalı, temsiliyet adına gerekenleri yerine getirmeli, işin temeline merhamet ve muhabbeti koymalısın ki biraz olsun bu yolda ilerleyebilesin.
Anne ve babalar olarak çocuklarımıza bazen: "Evladım! Canın sağolsun. Beni üzecek olan senin üniversite sınavını kaybetmen değil, seni secdede görmememdir." diyebilmeliyiz. Eğer bunu demez ve çocukları sadece dünyevi hedeflerle sınırlı tutarsak onların dünyalarını kůçültůrüz ve onları küçük işlerin adamı kılarız ki Allah bundan muhafaza etsin.