İmam Gazali Bidâyetu'l-Hidaye kitabında şöyle demektedir "Şunu bilesin ki bir gün yirmi dört saattir. Bütün gün boyunca uyuyacağın uyku sekiz saatten fazla olmasın. Altmış yıl yaşarsan bunun yirmi senesini -ki bu da üçte biri ediyor-zayi etmen sana yeter. (Daha fazlasını heba etme)
Az yemek ve az uyumak kanaatin, insanın nefsine sahip olduğunun delilidir. Bunlar kişiyi sıhhatli kılar, hafızayı berraklaştırır, zihni keskinleştirir.
Çok uyumak da zafiyetin ve bedenî bıkkınlığın göstergesidir. Bu hal tembelliğe, kalbin katılaşmasına, gafletine ve nihayet ölmesine, ömrün faydasız bir şekilde zayi edilmesine sebebiyet verir. Çok uyumanın sebebi ise çok yiyip içmektir. Lokman Hekim'in hikmetli nasihatinde şöyle geçer. "Oğul! Mide tıka basa dolunca düşünce uykuya dalar, hikmet kaybolur. Vücut azaları da ibadetten uzaklaşıp oturakalır."
Ey ilim talibi Müslüman kardeşim! Allah hem bana hem de sana öğretsin: Tekrar eden her namazla birlikte yinelenen ezanı işittiğinde, ömrün geçtiğini ve ecelin yaklaştığını bir idrak etsen! Sabah ezanı, sana gecenin bitmesiyle birlikte hayatının bir bölümünün geçtiğini bildirmektedir. Öğle ezanı, günün yükselmesiyle birlikte ömrünün bir diliminin geride kaldığını sana haber vermektedir. İkindi ezanı, günün bitmeye yaklaştığını sana duyurmaktadır. Akşam ezanı, yaşamından bir günün bittiğini ve yeni bir günün gecesine girdiğini sana tebliğ etmektedir. Yatsı ezanı, ertesi gün karşılayacağın günün gecesinin bir bölümünün ayrılıp gittiğini söylemektedir. Bu şekilde duyduğun her ezan belirlenmiş mühletten, günleri sayılı hayattan bir kısmın bittiğini bildirmektedir. Ezanı duymak suretiyle almış olduğun işaretten sakın ola gafil olma. Çünkü ezan, sürenin bittiğini ne güzel hatırlatandır. Bundan sonra müezzini duyup icabet için okumuş olduğun duayı yaptıktan sonra dikkat çektiğim bu boyutu da hisset. Böylece dikkatli ve uyanık olursun. Sakın gafillerden olma!