"Ordumuz, Türk ordusu, işte bütün milletin göğsünü itimat, gurur duygularıyla kabartan şanlı adı. Ordumuz, Türk birliğinin , Türk kudret ve kabiliyetinin Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir. Ordumuz; Türk topraklarının ve Türkiye idealini gerçekleştirmek için sarf etmekte olduğumuz sistemli çalışmaların yenilenmesi imkânsız teminatıdır."
"Ben istese idim derhal askeri bir diktatörlük tesis eder ve memleketi öyle idareye kalkışırdım. Fakat ben, istedim ki milletim için modern bir devlet tesis edeyim ve onu yaptım."
"İşte büyük zafer böyle ortak bir eserdir. Şereflerde ortaktır...Ama yenilseydik sorumluluk ortak olmayacak yalnız bana ait olcaktı."
Bu belâgat karşısında gözyaşımı tutamadım. Tarihin, zaferleri kendine mal eden, yenilgileri ise maiyetine yükleyen sahte kahramanlarını hatırladım.
Arkadaşlar, milletimizi yabancıların ellerinde köle olmuş görmemek için giriştiğimiz bu muharebe de Sakarya Zaferi gibi adı daima anılacak yeni ve büyük bir zafer kazandınız. Benim gibi ömrünü senelerden beri saflarınız yanında geçirmiş olan bir silâh arkadaşınız; ezilmiş, kahredilmiş düşmanın çekilişinden sonra hakkınızda duyduğumuz takdir ve hayreti, minnet ve şükranı ordunun her ferdi ve memleketin her tarafında duyulacak kadar yüksek sesle söylemeye lüzum gördüm.