"Çünkü sürüklendiğin deniz alışkınsın diye seni boğmaz zannediyorsun. Çünkü her denizi senin sığ nehirlerin kadar durgun sanıyorsun. Her şu sadece su değildir, Safir. Su bazen can verir, bazende verdiğini geri alır. Derin denizlere karıştığında hâlâ yüzeyde uyumaya devam edeceğini düşünüyorsan yanılıyorsun ama bunu boğulurken can havliyle kendine sarılmaya çalıştığında anlayacaksın."
" İnsanlar değişir, Safir. Hayatın kanunu bu. Eğer gece çöktüğünde hâlâ batmaya direnen bir güneşsen insanlar nefret eder senden çünkü batman gerekir. Bazı şeylere boyun eğmen gerekir istemesen bile."
Kalp kırılır ama kaynamaz kırığı bir daha. O sızıyla yaşarsın eğer yaşatırsa. Bir şehir yıkıldığında tekrar inşa edebilirsin ama anılarını tamir edebilir misin? Nihayetinde şehridir kalbi insanın; her şey orada başlar ve biter, her şey orada yaşanır.
Kaçamazsın...
Bir insanı yok edebilirsin ama anılarını sile bilir misin? Nihayetinde nabız diye atar hatıralar, bir nabzı yok edersen geriye ne kalır? Tek çizgi, bir ölü.
Yaşayamazsın...
Bir gün olurda... işler yolunda gitmezse eğer... Bir gün yüzümü görmek istemezsen bir daha, hayat çünkü bu, bazen insan kendine bile küser ve aynalara bakmaz, hayatın benden bir iz olmasını istiyorum. Beni hatırlamanın istiyorum. Ne olursa olsun beni unutmamanı istiyorum.