Aynadaki İzler - Zeynep Özlem Uluç
Aynadaki İzler, ebeveynliğe yüksek sesli öğütlerle değil, sakin bir farkındalıkla yaklaşan bir kitap. Çocuklara kazandırmak istediğimiz değerleri anlatırken aslında dönüp aynaya bakmamızı istiyor. Çünkü çocuk, söylenenleri değil; evin içindeki hâlimizi, ses tonumuzu, sabrımızı ve sevgimizi izliyor.
Kitap; gelişim süreçlerini, ailelerin zorlandığı anları ve bu anlarda nasıl bir tutum sergileyebileceğimizi pedagojik bir hassasiyetle ele alımış. Ama bunu yaparken kimseyi suçlamıyor. Aksine “kusursuz ebeveyn” baskısını hafifletip, daha bilinçli olmanın mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Okurken insan ister istemez şunu soruyor:
Ben çocuğuma ne bırakıyorum?
Söz mü, yoksa iz mi?
Her yuva bir aynadır…
Ve o aynada en çok biz görünürüz.
Bir hediyeyi uzatırken sergilenen tutum, çoğu zaman hediyenin kendisinden daha çok iz bırakır.
Yalan söz kalbi incitir; doğru söz kalpte incidir.
Bir yalan ne kadar hızlı büyürse büyüsün, bir gün mutlaka bir gerçeğe çarparak durur.
Çocuklar alfabeyi okulda öğrenir, ancak anne babalarının kelimeleriyle cümle kurarlar.
Aynadaki İzlerZeynep Özlem Uluç · Ahir Zaman Yayınları · 202511 okunma
Ya insanlık geçmişini yanlış hatırlıyorsa?
Menry: Kök Atalar
Bu kitap bir “uzaylı hikâyesi” gibi başlıyor…
Ama sayfalar ilerledikçe anlıyorsun ki mesele uzay değil, hafıza.
1579’da kayıtlara geçen esrarengiz bir olay ile günümüzde Van’da ortaya çıkan bir enkaz arasında kurulan bağ, geçmişin aslında hiç kaybolmadığını gösteriyor. Tarih silinse bile izler bir yerde saklı kalıyor.
Dr. Leyla Arslan’ın rüyaları, bastırılmış bir kolektif hafızanın kapısını aralarken; devletin yürüttüğü gizli operasyonlar gerçeğin neden saklandığını sorgulatıyor. Bilimsel raporlar, arşiv belgeleri ve sezgisel rüyalar iç içe geçiyor.
Ve Menry halkı…
Onlar sadece başka bir gezegenden gelen varlıklar değil; insanlığın unuttuğu bir ihtimali temsil ediyor. Şiddetsiz, arınmış, iki güneşin altında yaşayan bir düzen…
Kitaba başladığımda dünyasına hemen giremedim ama okudukça olay sarmaya başladı ve hep bir sonraki bölümde ne olacak diye merak ettim. Özellikle geçmişle bugünün bağlandığı kısımlar hikâyeyi daha güçlü hale getiriyor.
Sonlara doğru tempo belirgin şekilde artıyor ve kitap bittiğinde geriye şu duygu kalıyor:
Her şey sandığımız kadar basit değil.
Bilim kurgu ile tarihsel gizemi bir arada okumayı sevenler için farklı bir deneyimdi.